Terör Mağduru ve Şehit Yakını Olan Devlet Memurlarının Atamaları Hakkında Yasal Düzenlemeler

Avukat Dr. Tolga Ersoy | İdare Hukuku | 04 Ağustos 2016

Şehit yakını devlet görevlileri ile terör mağduru olup malul durumdaki memurların atamaları hakkında iki ayrı yönetmelikte düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan birincisi tüm devlet memurlarını kapsayan bir düzenleme olup, ikincisi ise Milli Eğitim Bakanlığı memurlarını kapsayan bir düzenlemedir.

Şehit yakınlarının atanma işlemleri ile ilgili başlıca yasal dayanaklardan biri, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik, ek madde 2 hükmüdür. Madde metni şu şekildedir:

“Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, Devlet memuru olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin; çalıştıkları kurum veya kuruluşların hizmet birimleri olan yerlere münhasır olmak üzere, aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumlarının ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkanları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilir.”

Yönetmelik maddesi kapsamında, devlet memuru olan şehit yakınlarının atanma talepleri, kadro imkanları da dikkate alınmak suretiyle ilgili yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilmektedir.

Yönetmelik bağlamında başvuruların, şehit yakınlarının çalıştıkları idareye yapmaları gerekmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan şehit yakınları için, zorunlu çalışma yükümlülüğünden muaf tutulma durumu söz konusudur.

Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin madde 44/b hükmünde, “Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, öğretmen olan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşleri” zorunlu çalışmaktan muaf tutulmuştur.

İşbu yönetmelik uyarınca, eşi şehit veya malul gazi olan öğretmenlerin, olay tarihinden itibaren altı ay içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilmeleri mümkündür. Bu kapsama giren öğretmenlerin, yer değiştirmelerinde, bulundukları görev yerinde veya ilde çalışılması gereken süreyi tamamlama şartı aranmamaktadır.

Yönetmeliğin geçici madde 2 hükmü uyarınca, bu kapsamdaki öğretmenlerin öğretmen ihtiyacı olan istedikleri bir eğitim kurumuna atanmaları da olanaklıdır. Madde hükmü şu şekildedir:

“Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, öğretmen olan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinden hâlen zorunlu hizmetini yerine getirmekte olanlar, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ilk yer değiştirme döneminde, bir defaya mahsus olmak üzere zorunlu hizmet yükümlülüğünü tamamlamış olup olmadıklarına bakılmaksızın ve başkaca herhangi bir şart aranmaksızın alanlarında öğretmen ihtiyacı olan istedikleri bir eğitim kurumuna atanır.”

Bu kapsama giren öğretmenlerin, yer değiştirme formu, ilgili Kuvvet Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alacakları şehit belgesi, vukatlı nüfus kayıt örneği ve kurumca istenebilecek diğer belgeleri tamamlayarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuru yapmaları gerekmektedir

Anılan yönetmelik hükümlerinin isabetle değerlendirilebilmesi için, konunun daha geniş bir mevzuat çerçevesine oturtulması gerekir. Şehit yakınları ve terör mağdurlarına tanınan haklar, münhasıran yer değiştirme suretiyle atanmadan ibaret değildir; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, bu kişiler lehine kapsamlı bir koruma rejimi öngörmüştür. Anılan Kanun’un ek 1. maddesi, terör eylemleri nedeniyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların yakınlarına kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam hakkı tanımaktadır. Dolayısıyla yer değiştirme talebi, esasen bu bütüncül korumanın yalnızca bir bileşenini teşkil etmektedir.

Hak sahipliğinin kapsamı bakımından mevzuat, eş, çocuk, anne, baba ve kardeş şeklinde belirli bir yakınlık çemberi çizmiştir. Bu çemberin dışında kalan hısımlar bakımından anılan öncelik hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Hak sahipliğinin ispatı ise, ilgili Kuvvet Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenlenen şehitlik veya malullük belgesi ile vukuatlı nüfus kayıt örneğinin ibrazı suretiyle gerçekleştirilir. Belgelendirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, talebin esasa girilmeksizin reddi sonucunu doğurabileceğinden, başvuru dosyasının eksiksiz biçimde hazırlanması büyük önem taşır.

Uygulamada tartışma yaratan hususlardan biri, yönetmelikte yer alan “kadro imkânları da dikkate alınmak suretiyle” ibaresinin nasıl yorumlanacağıdır. Bu ibare, idareye sınırsız bir takdir yetkisi tanımamakta; yalnızca talep edilen yerde ilgili unvanda boş kadro bulunup bulunmadığının gözetilmesini ifade etmektedir. Nitekim idari yargı içtihatlarında, kadro bulunmadığı gerekçesiyle reddedilen taleplerde idarenin bu hususu somut ve denetlenebilir biçimde ortaya koyması gerektiği; soyut bir kadro yokluğu beyanının hukuka uygunluk denetimini karşılamadığı kabul edilmektedir.

Bu noktada, öncelik hakkının diğer atama mazeretleriyle ilişkisi de irdelenmelidir. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik, sağlık, eş durumu ve can güvenliği mazeretlerini ayrıca düzenlemiştir. Şehit yakınlığına dayalı talep, bu mazeretlerden bağımsız ve onlara ek bir hak teşkil eder; dolayısıyla kişinin ayrıca eş durumu veya sağlık mazereti bulunması hâlinde, bu gerekçelerin de talep dilekçesinde birlikte ileri sürülmesi ve her biri bakımından ayrı ayrı belgelendirme yapılması isabetli olacaktır.

Talebin idarece reddedilmesi hâlinde izlenecek usul, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde belirlenir. İlgili, ret işleminin tebliğinden itibaren altmış gün içinde doğrudan iptal davası açabileceği gibi; İYUK m.11 uyarınca aynı süre içinde üst makama, üst makam yoksa işlemi yapan makama başvurarak işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını da isteyebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmemesi hâlinde istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar.

Atama işlemlerine karşı açılacak iptal davalarında yürütmenin durdurulması talebinin birlikte ileri sürülmesi pratik açıdan büyük önem taşır. Zira İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır. Eğitim-öğretim yılı takvimi, ailenin bütünlüğü ve sağlık durumu gibi olgular, telafisi güç zarar unsurunun somutlaştırılmasında kullanılabilecek başlıca dayanaklardır.

Görevli ve yetkili yargı mercii bakımından ise kural olarak İdare Mahkemeleri görevlidir. Yetki bakımından İYUK m.33 uyarınca, kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri gibi özlük işlerine ilişkin uyuşmazlıklarda, işlem yapılmadan önceki görev yeri idare mahkemesi yetkilidir. İlk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf, koşulları varsa temyiz yolu açık olup; bu aşamalarda da sürelerin titizlikle takip edilmesi gerekir.

Milli Eğitim Bakanlığı personeli bakımından öngörülen zorunlu çalışma yükümlülüğünden muafiyet, uygulamada en sık başvurulan haklardan biridir. Bu muafiyetin sağladığı avantaj, yalnızca yer değiştirme talebinin öncelikli karşılanması değil; aynı zamanda hizmet puanı, bulunulan görev yerinde geçirilmesi gereken asgari süre ve alan değişikliği gibi kısıtlayıcı ölçütlerin uygulanmamasıdır. Bu nedenle öğretmenlerin, il içi ve iller arası yer değiştirme dönemlerine ilişkin Bakanlık duyurularını ve başvuru takvimini yakından takip etmeleri gerekir.

Netice itibariyle, şehit yakını ve terör mağduru kamu görevlilerine tanınan atama öncelikleri, mevzuatta dağınık biçimde düzenlenmiş olmakla birlikte birbirini tamamlayan bir koruma rejimi oluşturmaktadır. Hak sahipliğinin doğru belgelendirilmesi, talebin hangi mevzuat hükmüne dayandırıldığının açıkça gösterilmesi, ret hâlinde altmış günlük dava açma süresinin kaçırılmaması ve yürütmenin durdurulması talebinin gerekçelendirilerek ileri sürülmesi, sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından belirleyici unsurlardır.

Terör Mağduru ve Şehit Yakını Olan Devlet Memurlarının Atamaları Hakkında Yasal Düzenlemeler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Şehit ve gazi yakınlarının memuriyet atamalarında tayin hakları nelerdir?

Terörle Mücadele Kanunu kapsamında memur olarak atanan şehit yakınları ve gaziler, kurum içi yer değişikliği (tayin) taleplerinde mazeret durumlarına göre öncelikli olarak değerlendirilirler.

Atama talebi reddedilirse hangi hukuki yola başvurulabilir?

İdarenin tayin talebini reddetmesi bir 'idari işlemdir'. Bu işleme karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde Yürütmeyi Durdurma talepli İptal Davası açılabilir.

Zorunlu hizmet bölgesi (şark görevi) yükümlülüğü var mıdır?

Mevzuatta yapılan özel düzenlemelerle, terör mağduru, gazi ve şehit yakını kamu görevlileri için zorunlu yer değiştirme (şark/rotasyon) süreleri ve bölgelerinde esneklikler veya muafiyetler sağlanmaktadır.

Şehit yakınlarının ve gazilerin memuriyete atanma hakkı nedir?

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca; şehit eş ve çocukları (yoksa kardeşleri) ile malul gaziler ve eş/çocukları, sınavsız olarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilme (memur veya işçi olarak atanma) hakkına sahiptir.

İstihdam hakkından aileden kaç kişi yararlanabilir?

Şehitlerin (hayatını kaybedenlerin) eş veya çocuklarından birisi ile anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam İKİ kişi; malul gazilerin ise kendisi veya eş/çocuklarından (veya kardeşlerinden) BİR kişi bu haktan yararlanır.

Terör mağduru atamaları için hangi kuruma başvurulmalıdır?

Hak sahipliği tespiti için SGK'ya, istihdam başvuruları ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (il müdürlükleri) üzerinden yapılır. Bakanlık kura veya atama teklifini ilgili kamu kurumlarına iletir.

Atanan şehit yakını / gazi kendi istediği ile (memlekete) tayin isteyebilir mi?

Evet, Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yer değiştirme yönetmeliklerine göre, şehit ve gazi yakınları ile terör mağduru olarak atanan personel, "mazeret tayini" kapsamında yer değişikliği talebinde (bir defaya mahsus veya özel durumlarda) öncelikli ve esnek haklara sahiptir.

Kurum içi unvan değişikliği veya görevde yükselmede ayrıcalık var mıdır?

Atama (ilk işe giriş) aşamasında sınavsız istihdam hakkı bulunsa da, memuriyete başladıktan sonra "Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği" sınavlarına ve şartlarına (öğrenim, süre) tabi olurlar.

Geri Git