Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m.311 vd.)
Yargılamanın yenilenmesi, kesin hükmün otoritesine istisna getiren olağanüstü bir kanun yoludur. CMK m.311, hükümlü lehine; m.314 ise sanık aleyhine yenileme sebeplerini sınırlı sayıda düzenlemiştir. Sahte belge veya yalan tanıklığa dayanma, hâkimin görev suçu işlemesi, hükme etkili yeni delil veya olgu ortaya çıkması ile AİHM ihlal kararı başlıca sebeplerdir. Talep süreye bağlı olmayıp hükümlünün ölümünden sonra da yapılabilir.
Kesin hüküm, hukuki güvenliğin temel taşıdır; aynı fiil nedeniyle kişinin yeniden yargılanamayacağı ilkesi (ne bis in idem) Anayasa ve CMK ile güvence altına alınmıştır. Ancak adaletin tesisi, bazı istisnai hâllerde kesin hükmün gözden geçirilmesini gerektirir. İşte yargılamanın yenilenmesi, bu iki değer arasındaki dengeyi kuran olağanüstü kanun yoludur.
Hükümlü lehine yenileme sebepleri CMK m.311’de sayılmıştır. Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması; yemin verilerek dinlenmiş olan tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde kasten veya ihmalen gerçek dışı beyanda bulunduğunun anlaşılması; hükme katılmış olan hâkimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmesi bu kapsamdadır.
Uygulamada en sık dayanılan sebep, m.311/1-e’de düzenlenen yeni olay veya yeni delildir: “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte olursa” yargılamanın yenilenmesi istenebilir. Buradaki “yeni”lik ölçütü, delilin hükümden önce mevcut olup olmamasıyla değil, mahkemece bilinmiyor ve değerlendirilmemiş olmasıyla ilgilidir.
m.311/1-f ise son derece önemli bir sebep içerir: Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararları bakımından da benzer bir yol işletilir; AYM, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmedebilir.
Sanık aleyhine yenileme (CMK m.314) ise çok daha dar tutulmuştur. Beraat eden sanık aleyhine yargılamanın yenilenmesi ancak; duruşmada sanığın lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılması, hükme katılmış hâkimlerden birinin aleyhine ceza kovuşturmasını gerektirecek biçimde görevinde kusur etmesi veya sanığın beraat ettikten sonra mahkeme önünde güvenilir biçimde suç işlediğini ikrar etmesi hâllerinde mümkündür.
Kanunun getirdiği sınırlamalar da bilinmelidir. CMK m.315 uyarınca hükümle kabul edilmiş olan hâlleri doğrulayacak nitelikte olsalar bile, kanunun daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektiren yeni delil ileri sürülmesi hâli dışında, yalnız cezanın hafifletilmesini sağlamak amacıyla yargılamanın yenilenmesi istenemez. Ayrıca CMK m.318/3 uyarınca yalnızca aynı delillerin yeniden değerlendirilmesi talebi kabul edilmez; yeni bir olgu veya delil ortaya konmalıdır.
Başvurunun usulü CMK m.317 ve devamında düzenlenmiştir. Talep, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır; bu mahkeme, talebin kabule değer olup olmadığına karar verir. Dilekçede, yasal dayanak olarak hangi yenileme sebebine dayanıldığı ve bunu doğrulayan deliller açıkça gösterilmelidir. Kabule değer görülmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısından ve ilgili taraftan görüş alınır; ardından delillerin toplanmasına geçilir.
Önemli bir avantaj, süre sınırının bulunmamasıdır. AİHM kararına dayalı yenileme talebi için bir yıllık süre öngörülmüşse de, diğer sebepler bakımından süre sınırı yoktur. CMK m.313 uyarınca hükümlünün ölümü, yargılamanın yenilenmesi talebini engellemez; eşi, üstsoyu, altsoyu veya kardeşleri bu yola başvurabilir. Ayrıca cezanın infaz edilmiş olması da talebi engellemez.
CMK m.312 uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmün infazını ertelemez; ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir. Bu talebin, yenileme dilekçesiyle birlikte ve gerekçeli biçimde ileri sürülmesi gerekir; özellikle güçlü yeni deliller bulunan dosyalarda infazın durdurulması kritik önem taşır.
Yenileme talebinin kabulü hâlinde mahkeme, CMK m.321 uyarınca yeniden duruşma yaparak hüküm kurar. Bu yargılama sonucunda önceki hüküm onaylanabileceği gibi, beraat veya daha hafif bir cezaya hükmedilebilir. CMK m.323/3 uyarınca yeniden yargılama sonucunda beraat kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün istemiyle bu karar ilan edilir ve ayrıca CMK m.141 kapsamında tazminat talep edilebilir.
Netice itibariyle yargılamanın yenilenmesi, kesin hükmün ardından kalan son hukuki imkândır. Başarısı; dayanılacak sebebin kanunda sayılanlardan hangisine oturduğunun doğru belirlenmesine, “yeni” delilin gerçekten mahkemece değerlendirilmemiş olduğunun ortaya konulmasına ve bu delilin beraati ya da daha hafif cezayı gerektirecek nitelikte bulunduğunun gerekçeli biçimde gösterilmesine bağlıdır.
Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m.311 vd.) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Yargılamanın yenilenmesi hangi hâllerde istenebilir?
CMK m.311 uyarınca hükme esas belgenin sahteliğinin anlaşılması, tanık veya bilirkişinin gerçek dışı beyanda bulunduğunun ortaya çıkması, hâkimin görevinde kusur etmesi, beraati veya daha hafif cezayı gerektiren yeni olay ya da delil ortaya çıkması ve AİHM ihlal kararı hâllerinde istenebilir.
Yeni delil ne demektir?
Yenilik ölçütü, delilin hükümden önce mevcut olup olmamasıyla değil, mahkemece bilinmiyor ve değerlendirilmemiş olmasıyla ilgilidir. Daha önce dosyada bulunup değerlendirilmiş delillerin yeniden tartışılması talebi kabul edilmez.
Başvuru için süre var mıdır?
AİHM kararına dayalı taleplerde kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre öngörülmüştür. Diğer yenileme sebepleri bakımından ise süre sınırı bulunmamaktadır; cezanın infaz edilmiş olması da talebi engellemez.
Hükümlü ölmüşse başvuru yapılabilir mi?
Evet. CMK m.313 uyarınca hükümlünün ölümü yargılamanın yenilenmesi talebini engellemez; eşi, üstsoyu, altsoyu veya kardeşleri bu yola başvurabilir. Yenileme sonucunda beraat kararı verilebilir.
AİHM kararı sonrası ne yapılmalıdır?
CMK m.311/1-f uyarınca AİHM’in kesinleşmiş ihlal kararına dayanılarak, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yargılamanın yenilenmesi talep edilir. AYM ihlal kararlarında ise Mahkeme, ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına hükmedebilir.
Sadece ceza indirimi için başvurulabilir mi?
Hayır. CMK m.315 uyarınca kanunun daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektiren yeni delil ileri sürülmesi hâli dışında, yalnızca cezanın hafifletilmesini sağlamak amacıyla yargılamanın yenilenmesi istenemez.
Başvuru infazı durdurur mu?
CMK m.312 uyarınca yenileme istemi hükmün infazını kendiliğinden ertelemez; ancak mahkeme infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir. Bu talebin yenileme dilekçesiyle birlikte gerekçeli biçimde ileri sürülmesi gerekir.
Beraat eden kişi aleyhine yenileme mümkün mü?
Çok sınırlı hâllerde. CMK m.314 uyarınca sanık lehine ileri sürülen belgenin sahteliğinin anlaşılması, hâkimin görevinde kusur etmesi veya sanığın beraatten sonra mahkeme önünde güvenilir biçimde suç işlediğini ikrar etmesi hâllerinde mümkündür.