Şerefe Karşı Suçlar

Şerefe karşı suçlar, TCK m.125 ilâ m.131 arasında düzenlenmiş olup bireyin onur, şeref ve saygınlığını koruma altına alır. Hakaret suçu, karşılıklı hakaret, kişinin hatırasına hakaret ile bunlarla yakından bağlantılı olan iftira suçu bu grubun temelini oluşturur. Hakaret suçu kural olarak şikâyete tabi olup uzlaştırma kapsamındadır; ancak kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi hâlinde re’sen soruşturulur. Eleştiri hakkı ile hakaret arasındaki sınırın doğru çizilmesi, bu dosyaların merkezinde yer alır.

Şerefe karşı suçlar, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan kişinin manevi varlığını koruma hakkının ceza hukuku alanındaki karşılığıdır. Bu suç grubunda korunan hukuki değer, kişinin kendi nazarındaki değeri anlamına gelen iç şeref (onur) ile toplum nazarındaki değeri ifade eden dış şeref (saygınlık)tır. Ancak bu koruma mutlak değildir; Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğü ile sürekli bir denge içinde yorumlanmak durumundadır.

Hakaret Suçu (TCK m.125), bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırılmasıdır. Ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun mağdurun gıyabında işlenmesi hâlinde cezalandırma için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Fiilin sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı ceza uygulanır; bu düzenleme mesaj, elektronik posta ve sosyal medya paylaşımlarını doğrudan kapsamaktadır.

Suçun nitelikli hâlleri TCK m.125/3’te sayılmıştır. Hakaretin; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı ya da kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hâllerinde ceza alt sınırı bir yıldan az olamaz. Hakaretin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır. Aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından görülüp duyulabilecek bir ortamda gerçekleşmesini ifade eder; sosyal medyanın herkese açık paylaşımları bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Uygulamada en çok tartışılan husus, eleştiri ile hakaret arasındaki sınırdır. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, ağır ve incitici olsa dahi belirli bir olguya veya davranışa yönelen, kişiyi hedef almayan değer yargılarının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı; buna karşılık kişiyi küçük düşürmeye, aşağılamaya yönelen ve tartışılan konuyla makul bir bağlantısı bulunmayan ifadelerin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilmektedir. AİHM içtihadında da siyasetçilerin ve kamusal tartışmaya katılanların eleştiriye karşı daha geniş bir tahammül yükümlülüğü altında olduğu vurgulanmaktadır.

İsnadın İspatı (TCK m.127) kurumu, savunma bakımından kritik bir imkân sunar. İsnat edilen fiil suç teşkil ediyorsa ve bu konuda kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa, isnatta bulunan cezalandırılmaz. Kamu yararı bulunan hâllerde veya şikâyetçinin ispat isteminde bulunması durumunda da ispat hakkı doğar. İsnadın ispatlanması hâlinde kişiye ceza verilmez. Bu kurum, gerçeği söyleyenin cezalandırılmamasını sağlayan temel bir güvencedir.

Haksız Fiil Nedeniyle veya Karşılıklı Hakaret (TCK m.129), hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde cezanın üçte birine kadar indirilebileceğini, hatta ceza verilmeyebileceğini düzenler. Kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi hâlinde kişiye ceza verilmez. Hakaretin karşılıklı olarak işlenmesi hâlinde ise olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir. Bu düzenleme, uygulamada karşılıklı hakaret dosyalarının çoğunda belirleyici rol oynar.

Kişinin Hatırasına Hakaret (TCK m.130), bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret edilmesini üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına bağlar. Ayrıca bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerinin alınması ya da ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunulması da cezalandırılır. Bu suçta şikâyet hakkı, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşleri tarafından kullanılabilir.

İftira Suçu (TCK m.267), şerefe karşı suçlarla yakından bağlantılı olmakla birlikte “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hakaretten farkı, iftirada failin isnadın gerçek dışı olduğunu bilmesi ve resmi bir sürecin başlatılmasını amaçlamasıdır.

Şu soru sıklıkla sorulmaktadır: Sosyal medyada yapılan bir paylaşım hakaret suçunu oluşturur mu ve nasıl ispatlanır? Cevaben belirtmek gerekir ki, TCK m.125/2 sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenen hakareti açıkça kapsamaktadır. Herkese açık paylaşımlarda ayrıca aleniyet nedeniyle ceza artırılır. İspat bakımından; paylaşımın noter tespiti veya e-tespit yoluyla kayıt altına alınması, ekran görüntülerinin tarih ve URL bilgisiyle birlikte sunulması, hesap sahipliğinin ve IP kayıtlarının temini gerekir. Paylaşımın silinme ihtimali göz önüne alındığında, tespit işleminin şikâyetten önce yapılması büyük önem taşır.

Hakaret suçunda şikâyet süresi özel bir dikkat gerektirir. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâller dışında, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır ve şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Bu sürenin kaçırılması hâlinde suç duyurusu sonuçsuz kalacağından, özellikle sosyal medya üzerinden işlenen fiillerde paylaşımın öğrenildiği tarihin doğru tespiti belirleyici olur.

Ceza sorumluluğunun yanında hukuki sorumluluk da gündeme gelir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi, Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25 ile Türk Borçlar Kanunu m.58 uyarınca saldırının durdurulmasını, tespitini, kararın ilanını ve manevi tazminat ödenmesini talep edebilir. İnternet ortamındaki içerikler bakımından 5651 sayılı Kanun m.9 çerçevesinde Sulh Ceza Hâkimliğinden erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması kararı alınabilir; bu yol, ceza sürecinden çok daha hızlı sonuç verdiğinden pratikte büyük önem taşır.

Netice itibariyle şerefe karşı suçlar, ifade özgürlüğü ile kişilik haklarının kesiştiği hassas bir alandır. Aynı ifade, bağlamına ve muhatabının kamusal konumuna göre kimi zaman korunan bir eleştiri, kimi zaman cezalandırılan bir hakaret olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle hem şikâyetçi hem de şüpheli bakımından; ifadenin bütünlük içinde değerlendirilmesi, bağlamın dosyaya yansıtılması, ispat hakkı ile haksız fiil ve karşılıklı hakaret hükümlerinin doğru biçimde ileri sürülmesi gerekir. Bu teknik değerlendirmelerin uzman hukuki destekle yapılması, sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem arz etmektedir.

Şerefe Karşı Suçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hakaret suçunun cezası nedir?

Hakaret suçunun temel cezası TCK m.125 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun kamu görevlisine görevinden dolayı ya da dini veya siyasi inançlardan bahisle işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Fiilin alenen işlenmesi hâlinde ceza altıda bir oranında artırılır.

Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır nedir?

Belirli bir olguya veya davranışa yönelen, kişiyi aşağılamayı amaçlamayan değer yargıları ağır ve incitici olsa dahi ifade özgürlüğü kapsamındadır. Kişiyi küçük düşürmeye yönelen ve tartışılan konuyla makul bağlantısı bulunmayan ifadeler ise hakaret suçunu oluşturur. Siyasetçiler ve kamusal tartışmaya katılanlar daha geniş tahammül yükümlülüğü altındadır.

Sosyal medyada hakaret nasıl ispatlanır?

Paylaşımın noter tespiti veya e-tespit yoluyla kayıt altına alınması, ekran görüntülerinin tarih ve URL bilgisiyle birlikte sunulması, hesap sahipliğinin ve IP kayıtlarının temini gerekir. Paylaşım silinebileceğinden tespit işleminin şikâyetten önce yapılması büyük önem taşır.

Hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır?

Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâller dışında hakaret suçu şikâyete tabidir ve şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Bu sürenin geçirilmesi hâlinde şikâyet hakkı düşer ve soruşturma yapılamaz.

Karşılıklı hakaret durumunda ne olur?

TCK m.129 uyarınca hakaretin karşılıklı işlenmesi hâlinde olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir. Hakaretin kasten yaralama fiiline tepki olarak işlenmesi hâlinde ise kişiye ceza verilmez.

Söylediğim doğruysa yine de ceza alır mıyım?

TCK m.127 uyarınca isnat edilen fiil suç teşkil ediyorsa ve bu konuda kesinleşmiş mahkûmiyet kararı varsa isnatta bulunan cezalandırılmaz. Kamu yararı bulunan hâllerde veya şikâyetçinin ispat isteminde bulunması durumunda da ispat hakkı doğar; isnadın ispatlanması hâlinde ceza verilmez.

Hakaret ile iftira arasındaki fark nedir?

Hakarette kişinin onur ve saygınlığına saldırı söz konusudur. İftirada (TCK m.267) ise fail, isnadın gerçek dışı olduğunu bilerek yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunur ve hakkında soruşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını amaçlar; ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir.

Hakaret nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?

Evet. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi, TMK m.24-25 ve TBK m.58 uyarınca saldırının durdurulmasını, tespitini, kararın ilanını ve manevi tazminat ödenmesini talep edebilir. İnternet ortamındaki içerikler için ayrıca 5651 sayılı Kanun m.9 çerçevesinde erişim engeli ve içerik kaldırma kararı alınabilir.

Geri Git