Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, TCK m.132 ilâ m.140 arasında düzenlenmiş olup bireyin mahremiyetini, haberleşme gizliliğini ve kişisel verilerini koruma altına alır. Haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi veya ele geçirilmesi ile verileri yok etmeme suçları bu kapsamdadır. Dijitalleşmeyle birlikte uygulamada en hızlı artan suç gruplarından biri hâline gelmiştir.
Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği, 21. maddesindeki konut dokunulmazlığı ve 22. maddesindeki haberleşme hürriyetinin ceza hukuku alanındaki güvencesini oluşturur. 2010 yılında Anayasa m.20’ye eklenen fıkra ile kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı anayasal bir temel hak olarak tanınmış, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile idari çerçeve tamamlanmıştır. TCK m.132 ilâ m.140 hükümleri ise bu korumanın cezai boyutunu teşkil eder.
Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK m.132), kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Haberleşme içeriklerinin kaydedilmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen yayan kişi de cezalandırılır. Bu düzenleme, WhatsApp, e-posta ve mesaj içeriklerinin izinsiz paylaşılmasını doğrudan kapsamaktadır.
Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması (TCK m.133), kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kaydeden kişi ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına çarptırılır. Bu kayıtların hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi ayrıca ve daha ağır biçimde cezalandırılır.
Bu noktada uygulamada çok tartışılan bir husus vardır: Kişi, kendisine karşı işlenmekte olan bir suçun delilini elde etmek için karşı tarafın rızası olmadan kayıt yapabilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik yaklaşımına göre, bir daha elde edilme imkânı bulunmayan ve kaybolma ihtimali olan bir delilin, kişinin kendisine yönelen bir suçu ispat amacıyla ve yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmadığı ani gelişen bir durumda kayda alınması hâlinde hukuka uygunluk sebebi gündeme gelebilir. Ancak bu istisna dar yorumlanmakta; planlı, sistematik ve süreklilik arz eden kayıtlar suç teşkil etmeye devam etmektedir.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m.134), kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; ifşanın basın ve yayın yoluyla yapılması hâlinde de aynı ceza uygulanır. Rıza ile elde edilmiş görüntülerin sonradan izinsiz paylaşılması da bu kapsamda değerlendirilir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK m.135), hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına bağlar. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine, ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin özel nitelikli kişisel verilerin kaydedilmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Bu hüküm, 6698 sayılı Kanun’daki idari yaptırımlardan bağımsız olarak uygulanır; yani aynı fiil hem idari para cezasına hem de cezai yaptırıma konu olabilir.
Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme (TCK m.136), kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişiyi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Suçun konusunun Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca silinmesi veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde ceza bir kat artırılır. TCK m.137 ise bu suçların kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağını öngörür.
Verileri Yok Etmeme (TCK m.138), kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanların görevlerini yerine getirmemesini bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına bağlar. Suçun konusunun soruşturma veya kovuşturma kapsamında silinmesi gereken veri olması hâlinde ceza bir kat artırılır. Bu hüküm, veri sorumlularının saklama süreleri ve imha politikaları bakımından ciddi bir sorumluluk yükler.
Bu suç grubunda şikâyet rejimi dikkatle incelenmelidir. TCK m.139 uyarınca, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları hariç olmak üzere bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Yani haberleşmenin gizliliğini ihlal, konuşmaların dinlenmesi ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarında altı aylık şikâyet süresine riayet edilmesi zorunludur; buna karşılık kişisel verilere ilişkin suçlar re’sen soruşturulur.
Bu dosyalarda delil elde etme süreci teknik uzmanlık gerektirir. Dijital içeriklerin noter veya e-tespit yoluyla kayıt altına alınması, IP ve log kayıtlarının erişim sağlayıcılardan temini, sosyal medya platformlarından hesap sahipliği bilgilerinin istenmesi, cihaz üzerinde adli bilişim (imaj alma ve hash değeri hesaplama) incelemesi yapılması gerekir. CMK m.134 uyarınca bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri ancak hâkim kararıyla yapılabilir; bu usule aykırı elde edilen deliller hükme esas alınamaz.
Ceza sürecinin yanında paralel hukuki yollar da işletilmelidir. Hukuka aykırı içeriklerin yayından kaldırılması için 5651 sayılı Kanun m.9 ve m.9/A uyarınca Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir; özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde bu başvuru doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na da yapılabilir ve karar dört saat içinde uygulanır. Ayrıca 6698 sayılı Kanun kapsamında veri sorumlusuna başvuru ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet yolu ile manevi tazminat davası açma imkânı bulunmaktadır.
Netice itibariyle özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, teknolojik gelişmelerin doğurduğu yeni ihlal biçimleri karşısında sürekli genişleyen bir alandır. Bu dosyalarda dijital delilin hukuka uygun biçimde elde edilmesi, şikâyet sürelerinin kaçırılmaması, içeriğin yayılmasını durduracak tedbirlerin ivedilikle alınması ve fiilin hangi madde kapsamında değerlendirileceğinin doğru tespiti belirleyicidir. Bu nedenle hem mağdur hem de isnat altındaki kişi bakımından sürecin uzman bir ceza avukatı eşliğinde yürütülmesi gerekmektedir.
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İzinsiz ses veya görüntü kaydı almak suç mudur?
Evet. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların taraflardan birinin rızası olmaksızın dinlenmesi veya kaydedilmesi TCK m.133 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin kayda alınması ise TCK m.134 kapsamında cezalandırılır.
Kendime karşı işlenen suçu ispat için kayıt yapabilir miyim?
Yargıtay içtihadına göre, bir daha elde edilme imkânı bulunmayan ve kaybolma ihtimali olan bir delilin, kişinin kendisine yönelen suçu ispat amacıyla ve yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmadığı ani gelişen bir durumda kaydedilmesi hukuka uygunluk sebebi teşkil edebilir. Ancak planlı ve süreklilik arz eden kayıtlar suç oluşturmaya devam eder.
WhatsApp yazışmalarını paylaşmak suç mudur?
Evet. Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi TCK m.132/3 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen yayan kişi de cezalandırılır.
Kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşılmasının cezası nedir?
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi TCK m.136 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Bu suçlar şikayete tabi midir?
TCK m.139 uyarınca kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları hariç olmak üzere bu bölümdeki suçlar şikâyete tabidir. Haberleşmenin gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarında altı aylık şikâyet süresine riayet zorunludur.
İnternetteki mahrem içerik nasıl kaldırılır?
5651 sayılı Kanun m.9 ve m.9/A uyarınca Sulh Ceza Hâkimliğine başvurularak erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması kararı alınabilir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde başvuru doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na da yapılabilir ve karar dört saat içinde uygulanır.
Dijital deliller nasıl toplanmalıdır?
Dijital içeriklerin noter veya e-tespit yoluyla kayıt altına alınması, IP ve log kayıtlarının erişim sağlayıcılardan temini ve cihaz üzerinde adli bilişim incelemesi yapılması gerekir. CMK m.134 uyarınca bilgisayarlarda arama, kopyalama ve el koyma ancak hâkim kararıyla mümkündür; aksi hâlde delil hükme esas alınamaz.
KVKK şikayeti ile ceza şikayeti birlikte yapılabilir mi?
Evet. 6698 sayılı Kanun kapsamındaki idari süreç ile TCK m.135-136 kapsamındaki ceza süreci birbirinden bağımsızdır. Aynı fiil nedeniyle veri sorumlusuna başvuru ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyet yapılabileceği gibi savcılığa suç duyurusunda bulunulması ve manevi tazminat davası açılması da mümkündür.