Yargılamaya İlişkin Medya Önyargısına Karşı Başvurular
Devam eden bir soruşturma veya kovuşturmaya ilişkin medya yayınları, masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını ağır biçimde zedeleyebilir. Anayasa m.38/4 ve AİHS m.6/2 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Bu güvencenin korunması için; CMK m.157 soruşturmanın gizliliği, TCK m.285 ve m.288 hükümleri, 5187 sayılı Basın Kanunu kapsamında tekzip ve 5651 sayılı Kanun kapsamında erişim engeli yolları birlikte işletilir.
Masumiyet karinesi, yalnızca yargı makamlarını değil kamu otoritelerini ve dolaylı olarak kamuoyunu da bağlayan bir ilkedir. Anayasa m.38/4 “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmünü içerir. AİHM içtihatlarında, resmî makamların bir kişiyi kesin hüküm öncesinde suçlu gösteren beyanlarının bu karineyi ihlal ettiği; ayrıca devletin, medya yoluyla gerçekleşen ağır ihlallere karşı koruyucu tedbirler alma yükümlülüğü bulunduğu vurgulanmaktadır.
Lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesinin kişilik hakları alanındaki uzantısıdır. Bir kişinin, hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmaksızın suçlu gibi gösterilmesi; mesleki itibarını, aile yaşamını ve sosyal ilişkilerini telafisi güç biçimde zedeler. Anayasa Mahkemesi kararlarında bu hak, Anayasa m.17 kapsamındaki şeref ve itibarın korunması hakkı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İlk hukuki dayanak soruşturmanın gizliliğidir. CMK m.157 uyarınca kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma hakkının kullanılmasına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir. Bu gizliliğin alenen ihlali TCK m.285 uyarınca suç teşkil eder; soruşturma evrakının basına sızdırılması hâlinde bu yönde suç duyurusunda bulunulabilir.
İkinci dayanak TCK m.288’dir. Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi cezalandırılır. Ancak bu hükmün uygulanmasında ifade ve basın özgürlüğü dengesinin gözetilmesi zorunludur; haber verme hakkı kapsamında kalan, olgusal temele dayanan ve tarafsız aktarımlar bu madde kapsamında değerlendirilemez.
Tekzip (düzeltme ve cevap) hakkı, en hızlı sonuç veren yollardan biridir. 5187 sayılı Basın Kanunu m.14 uyarınca, süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayın yapılması hâlinde, bundan zarar gören kişi yayın tarihinden itibaren iki ay içinde düzeltme ve cevap metnini gönderebilir. Yayın sorumlusu bu metni, aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde yayımlamak zorundadır. Yayımlanmaması hâlinde sulh ceza hâkimliğinden karar istenebilir.
İnternet yayınları bakımından 5651 sayılı Kanun devreye girer. Kanun m.9 uyarınca, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenler, içerik veya yer sağlayıcısına başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurarak erişimin engellenmesini talep edebilir. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde ise m.9/A uyarınca doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna başvurulabilir ve karar dört saat içinde uygulanır.
Yayın yasağı talebi de gündeme gelebilir. Sulh ceza hâkimliğinden, devam eden soruşturmanın selameti ve masumiyet karinesinin korunması amacıyla belirli bir konuda yayın yasağı kararı verilmesi istenebilir. Ancak bu tedbirin, ifade ve basın özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturması nedeniyle istisnai ve ölçülü biçimde uygulanması gerekir; talebin somut zarar riskiyle gerekçelendirilmesi zorunludur.
Tazminat yolu da paralel olarak işletilebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi, TMK m.24 ve m.25 uyarınca saldırının durdurulmasını, tespitini ve kararın ilanını; TBK m.58 uyarınca ise manevi tazminat ödenmesini talep edebilir. Ayrıca 5187 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluk hükümleri uyarınca eser sahibi, sorumlu müdür ve yayın sahibi bakımından sorumluluk zinciri belirlenmelidir.
Savunma stratejisi bakımından dikkat edilmesi gereken bir husus, medya karşısındaki tutumdur. Sürekli ve kontrolsüz açıklamalar, hem TCK m.288 kapsamında risk doğurabilir hem de dosyaya aleyhe yansıyabilir. Bu nedenle kamuoyuna yönelik açıklamaların, yargılamanın seyrini etkilemeyecek ve savunmayı zayıflatmayacak biçimde planlanması; mümkün olduğunca yazılı ve ölçülü metinlerle yapılması tercih edilir.
Netice itibariyle medya önyargısına karşı mücadele, tek bir başvuruyla değil; tekzip, erişim engeli, içerik kaldırma, suç duyurusu, yayın yasağı ve tazminat yollarının eşgüdümlü biçimde işletilmesiyle yürütülür. Sürelerin kısa olması (tekzipte iki ay, internet başvurularında ivedilik) nedeniyle hızlı hareket edilmesi ve içeriklerin kaybolmadan usulüne uygun biçimde tespit edilmesi belirleyicidir.
Yargılamaya İlişkin Medya Önyargısına Karşı Başvurular Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Devam eden dava hakkında haber yapılması suç mudur?
Haber verme hakkı kapsamında kalan, olgusal temele dayanan ve tarafsız aktarımlar suç oluşturmaz. Ancak TCK m.288 uyarınca soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen beyanda bulunmak cezalandırılır.
Tekzip hakkı nasıl kullanılır?
5187 sayılı Basın Kanunu m.14 uyarınca gerçeğe aykırı veya şeref ve haysiyeti ihlal edici yayından zarar gören kişi, yayın tarihinden itibaren iki ay içinde düzeltme ve cevap metnini gönderebilir. Yayın sorumlusu bu metni aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde yayımlamak zorundadır.
Tekzip yayımlanmazsa ne yapılır?
Düzeltme ve cevap metninin yayımlanmaması veya kanuna uygun biçimde yayımlanmaması hâlinde sulh ceza hâkimliğine başvurularak yayımlanmasına karar verilmesi istenebilir. Karara rağmen yayımlanmaması ayrıca yaptırıma tabidir.
İnternetteki haber nasıl kaldırılır?
5651 sayılı Kanun m.9 uyarınca içerik veya yer sağlayıcısına başvurulabileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması talep edilebilir; hâkim kararını yirmi dört saat içinde verir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerde m.9/A uyarınca BTK’ya başvurulur ve karar dört saat içinde uygulanır.
Soruşturma evrakının basına sızdırılması suç mudur?
Evet. CMK m.157 uyarınca soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir. Bu gizliliğin alenen ihlali TCK m.285 uyarınca suç teşkil eder ve bu yönde suç duyurusunda bulunulabilir.
Yayın yasağı kararı alınabilir mi?
Sulh ceza hâkimliğinden, soruşturmanın selameti ve masumiyet karinesinin korunması amacıyla yayın yasağı talep edilebilir. Ancak bu tedbir ifade ve basın özgürlüğüne ağır müdahale oluşturduğundan istisnai ve ölçülü biçimde uygulanır; talebin somut zarar riskiyle gerekçelendirilmesi gerekir.
Haksız yayın nedeniyle tazminat istenebilir mi?
Evet. TMK m.24-25 uyarınca saldırının durdurulması, tespiti ve kararın ilanı; TBK m.58 uyarınca manevi tazminat talep edilebilir. 5187 sayılı Kanun kapsamında eser sahibi, sorumlu müdür ve yayın sahibi bakımından sorumluluk zinciri belirlenir.
Sanık medyaya açıklama yapmalı mıdır?
Kontrolsüz açıklamalar TCK m.288 kapsamında risk doğurabileceği gibi dosyaya aleyhe de yansıyabilir. Kamuoyuna yönelik açıklamaların yargılamanın seyrini etkilemeyecek biçimde, mümkün olduğunca yazılı ve ölçülü metinlerle yapılması tercih edilmelidir.