İstinaf ve Temyiz Dilekçesi Hazırlanması
Ceza yargılamasında hükmün denetlenmesi iki aşamalıdır. İlk derece mahkemesi kararlarına karşı CMK m.272 ve devamı uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine istinaf, istinaf kararlarına karşı ise CMK m.286 ve devamı uyarınca Yargıtaya temyiz yolu açıktır. İstinaf hem maddi olay hem hukuk denetimi yaparken, temyiz yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar. Sürelerin hak düşürücü olması nedeniyle tebligat takibi hayati önemdedir.
Kanun yolları, hatalı kararların düzeltilmesini sağlayan güvence mekanizmalarıdır. Türk ceza yargılamasında 2016 yılında faaliyete geçen Bölge Adliye Mahkemeleriyle birlikte üç dereceli bir yapı kurulmuştur: ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz. Bu yapının en önemli özelliği, istinafın hem maddi olay hem hukuk denetimi yapabilmesi; temyizin ise yalnızca hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olmasıdır.
İstinaf süresi CMK m.273 uyarınca, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gündür. Hüküm, ilgilinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar. Başvuru, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olur. Sanık dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne de verebilir. Yedi günlük sürenin kaçırılması hâlinde hüküm kesinleşir; bu nedenle tebligat takibi ve süre hesabı titizlikle yapılmalıdır.
Dikkat edilmesi gereken husus, sürenin hükmün açıklanmasından işlemeye başlamasına rağmen, gerekçeli kararın çoğu zaman sonradan yazılmasıdır. Bu nedenle uygulamada önce süre tutum dilekçesi verilir; gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ise ayrıntılı istinaf gerekçeleri sunulur. CMK m.273/4 uyarınca istinaf başvurusunda başvuru nedenlerinin gösterilmemesi başvurunun geçerliliğini etkilemez; ancak gerekçesiz bir başvuru, denetimin kapsamını daraltır.
İstinaf edilemeyecek kararlar CMK m.272/3’te sayılmıştır: Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk Lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler istinaf edilemez. Bu sınırların her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği gözetilmelidir.
İstinaf dilekçesinin içeriği, denetimin etkinliğini belirler. Dilekçe; hükmün hangi yönleriyle hukuka aykırı olduğunu, hangi delillerin değerlendirilmediğini veya hatalı değerlendirildiğini, hangi savunmaların karşılanmadığını ve hangi usul kurallarının ihlal edildiğini madde madde ve gerekçeli biçimde ortaya koymalıdır. Ayrıca CMK m.280 uyarınca duruşma açılmasını gerektiren sebepler varsa bunlar açıkça belirtilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesi, CMK m.280 uyarınca üç tür karar verebilir: başvurunun esastan reddine; hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine; veya hükmün bozularak dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine. CMK m.280/1-g uyarınca belirli hâllerde ise duruşma açılarak yeniden yargılama yapılır ve dosya hakkında yeni bir hüküm kurulur.
Temyiz süresi CMK m.291 uyarınca, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gündür; hüküm ilgilinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar. Temyiz başvurusu Bölge Adliye Mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılır. CMK m.294 uyarınca temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır; temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.
Temyiz edilemeyecek kararlar CMK m.286/2’de ayrıntılı biçimde sayılmıştır. Bölge adliye mahkemelerinin beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin olarak verdiği onama kararları, belirli adli para cezalarına ilişkin kararlar, sonuç olarak on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bazı suçlara ilişkin kararlar bu kapsamdadır. Bu nedenle temyiz yoluna başvurmadan önce, hükmün temyiz kabiliyeti bulunup bulunmadığının denetlenmesi zorunludur.
Hukuka kesin aykırılık hâlleri (CMK m.289), temyiz dilekçesinin en güçlü dayanaklarıdır. Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması, hâkimlik görevini yapmaktan yasaklanmış hâkimin hükme katılması, geçerli mazerete rağmen sanığın duruşmada hazır bulunmaksızın hüküm kurulması, savunma hakkının sınırlandırılması, duruşmanın kanuna aykırı olarak gizli yapılması, hükmün gerekçesiz olması ve son sözün sanığa verilmemesi gibi hâllerde hukuka aykırılık kesin olarak kabul edilir.
Kanun yolu dilekçelerinin hazırlanmasında yargılama tutanaklarına dayanılması esastır. İstinaf ve temyiz mercileri, ilk derece yargılamasında ileri sürülmemiş ve tutanağa geçirilmemiş hususları kural olarak değerlendirmeye almaz. Bu nedenle esas hakkındaki savunma ile kanun yolu dilekçesi arasındaki tutarlılık ve tutanağa geçirilmiş itirazlara yapılan göndermeler belirleyici olur.
Netice itibariyle kanun yolu aşaması, yargılamanın kaybedilmiş sayıldığı bir aşama değil; hükmün hukuka uygunluğunun denetlendiği bağımsız bir evredir. Sürelerin kaçırılmaması, hükmün istinaf ve temyiz kabiliyetinin denetlenmesi, dilekçenin tutanaklara dayalı ve madde madde gerekçelendirilmesi ile hukuka kesin aykırılık hâllerinin tespit edilmesi bu aşamadaki başarıyı belirler.
İstinaf ve Temyiz Dilekçesi Hazırlanması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İstinaf süresi ne kadardır?
CMK m.273 uyarınca hükmün açıklanmasından itibaren yedi gündür. Hüküm ilgilinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar. Başvuru, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla olur.
Temyiz süresi ne kadardır?
CMK m.291 uyarınca hükmün açıklanmasından itibaren on beş gündür; hüküm ilgilinin yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar. Başvuru, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılır.
Süre tutum dilekçesi nedir?
İstinaf süresi hükmün açıklanmasıyla başladığı hâlde gerekçeli karar sonradan yazıldığından, süreyi korumak amacıyla önce kısa bir başvuru dilekçesi verilir. Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra ayrıntılı istinaf gerekçeleri ayrıca sunulur.
Her karar istinaf edilebilir mi?
Hayır. CMK m.272/3 uyarınca belirli tutarı aşmayan adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler istinaf edilemez.
İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?
İstinaf hem maddi olay hem hukuk denetimi yapar; gerektiğinde duruşma açarak yeniden yargılama yapabilir ve yeni hüküm kurabilir. Temyiz ise yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar; CMK m.294 uyarınca temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.
Hukuka kesin aykırılık hâlleri nelerdir?
CMK m.289 uyarınca mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, yasaklı hâkimin hükme katılması, savunma hakkının sınırlandırılması, duruşmanın kanuna aykırı gizli yapılması, hükmün gerekçesiz olması ve son sözün sanığa verilmemesi gibi hâller kesin aykırılık sayılır.
İstinafta duruşma açılır mı?
CMK m.280 uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi, belirli hâllerde duruşma açarak yeniden yargılama yapar ve dosya hakkında yeni bir hüküm kurar. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler istinaf dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.
İlk derecede ileri sürülmeyen husus istinafta ileri sürülebilir mi?
Kural olarak istinaf ve temyiz mercileri, ilk derece yargılamasında ileri sürülmemiş ve tutanağa geçirilmemiş hususları değerlendirmeye almaz. Bu nedenle tüm itirazların yargılama sırasında tutanağa geçirilmiş olması gerekir.