Hürriyete Karşı Suçlar
Hürriyete karşı suçlar, TCK m.106 ilâ m.124 arasında düzenlenmiş olup bireyin irade serbestisini, hareket özgürlüğünü, konut dokunulmazlığını ve temel hak ve hürriyetlerini kullanma serbestisini koruma altına alır. Tehdit, şantaj, cebir, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, ısrarlı takip, nefret ve ayrımcılık ile haberleşmenin engellenmesi bu grupta yer alır. Bir kısmı şikâyete tabi ve uzlaştırma kapsamında iken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi ağır fiiller re’sen soruşturulur.
Hürriyete karşı suçlar, Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile 20 ilâ 24. maddelerinde düzenlenen özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı, haberleşme hürriyeti, yerleşme ve seyahat hürriyeti ile din ve vicdan hürriyetinin ceza hukuku alanındaki güvencesini oluşturur. Bu suç grubunda korunan ortak değer, bireyin karar verme ve hareket etme serbestisidir. Kişinin iradesini baskı altına alan, seçeneklerini daraltan veya fiziki hareket özgürlüğünü kısıtlayan her müdahale bu kapsamda değerlendirilir.
Tehdit Suçu (TCK m.106), bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit hâlinde ise ceza altı aya kadar hapis veya adli para cezası olup suç şikâyete tabidir. Tehdidin silahla, kendisini tanınmayacak bir hâle koyarak, imzasız mektupla, birden fazla kişi tarafından birlikte veya var olan ya da var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi hâllerinde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapse yükselir.
Şantaj (TCK m.107), hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya, yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır. Maddenin ikinci fıkrası, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidini de aynı yaptırıma bağlar. Tehdit ile şantajı ayıran ölçüt, şantajda haksız çıkar sağlama amacının bulunmasıdır.
Cebir (TCK m.108), bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılmasıdır. Bu hâlde kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur. Cebir, tehditten farklı olarak fiziki güç kullanımını gerektirir ve mağdurun iradesini tamamen ortadan kaldırmaya yönelir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m.109), bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmaktır. Temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir. Fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit ya da hile kullanılması hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse yükselir. Suçun silahla, birden fazla kişiyle birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, üstsoy, altsoy veya eşe karşı ya da çocuk veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi hâllerinde ceza bir kat artırılır. Fiilin cinsel amaçla işlenmesi ayrı bir ağırlaştırıcı sebeptir. Mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kayba uğraması hâlinde ayrıca adli para cezasına hükmolunur.
Bu suçta etkin pişmanlık hükümleri özel bir öneme sahiptir. TCK m.110 uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleyen fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu düzenleme, mağdurun bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını teşvik eden pratik bir ceza politikası tercihidir.
Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK m.116), bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi veya rıza ile girildikten sonra buradan çıkmamak suretiyle işlenir. Suç şikâyete tabidir ve ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Fiilin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışındaki işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi de aynı yaptırıma tabidir. Suçun cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselir ve suç re’sen soruşturulur.
Israrlı Takip (TCK m.123/A), 2022 yılında kanuna eklenen görece yeni bir düzenlemedir. Israrlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme veya iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olunmasını yaptırıma bağlar. Ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir ve suç şikâyete tabidir. Fiilin çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenmesi, mağdurun okulunu, işyerini veya konutunu değiştirmesine ya da bunlardan vazgeçmesine neden olunması hâllerinde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselir ve suç re’sen soruşturulur.
Nefret ve Ayrımcılık (TCK m.122), dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş taşınır veya taşınmaz malın satılmasından, devrinden veya kiraya verilmesinden kaçınılması, bir kişinin işe alınmasının engellenmesi, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi gibi fiilleri cezalandırır. Bu düzenleme, ayrımcılık yasağının ceza hukuku alanındaki yansımasıdır.
Bu bölümde ayrıca; eğitim ve öğretimin engellenmesi (m.112), kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi (m.113), siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi (m.114), inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme (m.115), iş ve çalışma hürriyetinin ihlali (m.117), sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi (m.118), haksız arama (m.120), kişilerin huzur ve sükununu bozma (m.123) ve haberleşmenin engellenmesi (m.124) suçları düzenlenmiştir. TCK m.119, bu suçların silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından birlikte, suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâllerinde cezanın bir kat artırılacağını öngörmektedir.
Uygulamada sıkça sorulan bir soru şudur: Sosyal medya üzerinden gönderilen mesajlar tehdit suçunu oluşturur mu? Cevaben belirtmek gerekir ki, tehdit suçunun oluşumu bakımından mesajın iletilme aracı önem taşımaz; belirleyici olan, iletinin muhatabında ciddi bir korku yaratmaya elverişli olması ve failin bu neticeyi isteyerek hareket etmesidir. Bu dosyalarda mesaj içeriklerinin noter tespiti veya bilirkişi incelemesi yoluyla usulüne uygun biçimde delillendirilmesi, IP ve hesap sahipliği bilgilerinin temini ile HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılması belirleyici olmaktadır.
Netice itibariyle hürriyete karşı suçlar, ceza miktarları ve şikâyet rejimleri birbirinden önemli ölçüde farklılaşan geniş bir suç ailesidir. Aynı maddi olay; somut koşullara göre tehdit, şantaj, cebir, ısrarlı takip veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak nitelendirilebilir ve bu nitelendirme farkı cezayı adli para cezasından yıllarca hapse kadar değiştirebilir. Bu sebeple fiilin doğru hukuki nitelendirmesinin yapılması, şikâyet sürelerinin kaçırılmaması ve delillerin usulüne uygun toplanması bakımından sürecin uzman bir ceza avukatı ile yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Hürriyete Karşı Suçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Tehdit suçu ile şantaj suçu arasındaki fark nedir?
Tehdit suçunda (TCK m.106) korkutma unsuru ön plandadır ve failin mutlaka bir çıkar elde etme amacı bulunması gerekmez. Şantajda (TCK m.107) ise fail, tehdidi bir araç olarak kullanarak mağduru kanuna aykırı bir davranışa zorlar veya haksız çıkar sağlamayı amaçlar. İki suçu ayıran ölçüt haksız çıkar sağlama amacıdır.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası nedir?
Temel şeklinde ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK m.109). Fiilin cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse yükselir. Silahla, birden fazla kişiyle, üstsoy, altsoy veya eşe karşı ya da cinsel amaçla işlenmesi hâllerinde ceza bir kat artırılır.
Israrlı takip suçu nedir ve nasıl ispatlanır?
TCK m.123/A uyarınca, ısrarlı şekilde fiziken takip etmek veya iletişim araçları ya da üçüncü kişiler aracılığıyla temas kurmaya çalışmak suretiyle mağdurda ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratılmasıdır. İspatında mesaj ve arama kayıtları, HTS verileri, kamera görüntüleri, tanık beyanları ve varsa daha önce alınmış 6284 sayılı Kanun tedbir kararları kullanılır.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu şikayete bağlı mıdır?
Suçun temel şekli (TCK m.116) şikâyete tabidir; şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Ancak fiilin cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi hâlinde suç re’sen soruşturulur ve ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse yükselir.
Sosyal medya üzerinden tehdit suç oluşturur mu?
Evet. Tehdit suçunun oluşumu bakımından iletinin gönderildiği araç önem taşımaz; belirleyici olan, iletinin muhatapta ciddi korku yaratmaya elverişli olmasıdır. Bu dosyalarda mesaj içeriklerinin noter tespiti veya bilirkişi incelemesiyle delillendirilmesi ve IP ile hesap sahipliği bilgilerinin temini gerekir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda etkin pişmanlık var mıdır?
Evet. TCK m.110 uyarınca fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Bu düzenleme mağdurun bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını teşvik etmeyi amaçlar.
Hürriyete karşı suçlarda uzlaştırma uygulanır mı?
Şikâyete tabi olan tehdit (TCK m.106/1 ikinci cümle), konut dokunulmazlığının ihlali, ısrarlı takibin temel şekli ve haberleşmenin engellenmesi gibi suçlar CMK m.253 kapsamında uzlaştırmaya tabidir. Şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi re’sen soruşturulan suçlarda uzlaştırma uygulanmaz.
Nefret ve ayrımcılık suçu hangi hâllerde oluşur?
TCK m.122 uyarınca dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; malın satışından veya kiralanmasından kaçınılması, kişinin işe alınmasının engellenmesi ya da olağan ekonomik etkinlikte bulunmasının engellenmesi hâllerinde suç oluşur.