Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davası (CMK m.141 vd.)

CMK m.141, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında uygulanan koruma tedbirleri nedeniyle zarar görenlerin Devletten tazminat isteyebileceği hâlleri sayar. Kanuni şartlar oluşmadan yakalanan veya tutuklanan, gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişiler bu kapsamdadır. Dava, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde ağır ceza mahkemesinde açılır.

Ceza muhakemesinde koruma tedbirleri, henüz suçluluğu sabit olmamış kişilerin temel haklarına müdahale eder. Bu müdahalenin sonradan haksız olduğunun anlaşılması hâlinde doğan zararın karşılanması, hukuk devletinin gereğidir. Anayasa m.19/9 “Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir” hükmünü içerir. CMK m.141 ve devamı bu anayasal güvenceyi somutlaştırır.

CMK m.141 tazminat gerektiren hâlleri sayar. Bunlar arasında; kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen; kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan; kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan; kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişiler yer alır.

Maddede ayrıca; kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen; mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükmolunan hapis cezasından fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan; yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan kişiler de sayılmıştır.

Eşyaya ilişkin hâller de kapsamdadır: Yakalama veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan; hakkındaki arama kararı ölçüsüz biçimde gerçekleştirilen; el konulan veya muhafaza altına alınan eşyası zamanında geri verilmeyen ve nihayet hakkındaki yakalama, gözaltına alma veya tutuklama işlemine ilişkin kararlar kanuna aykırı olan kişiler tazminat isteyebilir.

Süre bakımından CMK m.142/1 belirleyicidir: Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup resen gözetilir; kaçırılması hâlinde dava reddedilir. Tutukluluğun makul süreyi aşmasına dayalı taleplerde ise AYM içtihadı doğrultusunda farklı başlangıç anları söz konusu olabilir.

Görevli ve yetkili mahkeme, CMK m.142/2 uyarınca zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir; o yer ağır ceza mahkemesinin tazminat konusu işlemle ilişkisi bulunması hâlinde ise en yakın ağır ceza mahkemesi görevlidir. Dava, Devlet Hazinesi aleyhine açılır ve Hazineyi Maliye Bakanlığı temsil eder.

Talep edilebilecek zarar kalemleri maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi zarar kapsamında; tutuklu kalınan süredeki kazanç kaybı, işini kaybetmekten doğan zararlar, avukatlık ücreti ve yargılama giderleri, ticari faaliyetin durmasından doğan kayıplar yer alır. Manevi zarar ise özgürlüğün kısıtlanmasından, sosyal çevrede uğranılan itibar kaybından ve yaşanan elem ve ıstıraptan doğar. Yargıtay uygulamasında manevi tazminat, tutuklu kalınan süre ve olayın özellikleri gözetilerek belirlenir.

İstemde bulunulurken belgelendirme önem taşır. Kesinleşmiş beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, tutukluluk sürelerini gösteren belgeler, gözaltı ve tahliye tutanakları, SGK hizmet dökümü, iş akdinin feshine ilişkin belgeler, gelir kaybını gösteren kayıtlar, ödenen vekâlet ücretine ilişkin belgeler ve varsa sağlık raporları dilekçeye eklenmelidir.

CMK m.144, tazminat isteyemeyecek kişileri düzenler. Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler; genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen ya da kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler; kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler ve adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar tazminat isteyemez.

CMK m.143 ise tazminatın geri alınmasını düzenler: Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak hakkında kamu davası açılan ve mahkûm olanlarla, yargılamanın aleyhte yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm olanlara ödenmiş tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden alınacak kararla kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri uygulanarak geri alınır.

Netice itibariyle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası, haksız yere özgürlüğünden yoksun kalan kişiler için öngörülmüş etkili bir giderim yoludur. Üç aylık ve bir yıllık hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması, zarar kalemlerinin belgelendirilmesi ve CMK m.144’teki istisnalara girilip girilmediğinin önceden değerlendirilmesi, davanın başarısını belirleyen unsurlardır.

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Davası (CMK m.141 vd.) Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Hangi hâllerde tazminat istenebilir?

CMK m.141 uyarınca kanuni şartlar oluşmadan yakalanan veya tutuklanan, gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, makul sürede yargılanmayan, hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen, arama kararı ölçüsüz uygulanan veya el konulan eşyası zamanında iade edilmeyen kişiler tazminat isteyebilir.

Dava açma süresi ne kadardır?

CMK m.142/1 uyarınca karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemde bulunulmalıdır. Bu süreler hak düşürücü olup mahkemece resen gözetilir.

Dava hangi mahkemede ve kime karşı açılır?

CMK m.142/2 uyarınca zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde açılır; o mahkemenin tazminat konusu işlemle ilişkisi varsa en yakın ağır ceza mahkemesi görevlidir. Dava Devlet Hazinesi aleyhine açılır ve Hazineyi Maliye Bakanlığı temsil eder.

Hangi zararlar talep edilebilir?

Maddi zarar olarak tutuklu kalınan süredeki kazanç kaybı, iş kaybından doğan zararlar, avukatlık ücreti ve yargılama giderleri; manevi zarar olarak ise özgürlüğün kısıtlanmasından, itibar kaybından ve yaşanan elem ve ıstıraptan doğan zararlar talep edilebilir.

Kimler tazminat isteyemez?

CMK m.144 uyarınca genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme ya da uzlaşma nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya düşme kararı verilenler, kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler ve gerçek dışı beyanla kendi tutuklanmasına neden olanlar tazminat isteyemez.

Beraat eden herkes tazminat alabilir mi?

Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişiler kural olarak tazminat isteyebilir. Ancak CMK m.144’teki istisnalara girilmemesi ve sürelerin kaçırılmamış olması gerekir.

Hangi belgeler dilekçeye eklenmelidir?

Kesinleşmiş beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı, tutukluluk sürelerini gösteren belgeler, gözaltı ve tahliye tutanakları, SGK hizmet dökümü, iş akdinin feshine ilişkin belgeler, gelir kaybı kayıtları, ödenen vekâlet ücreti belgeleri ve varsa sağlık raporları eklenmelidir.

Ödenen tazminat geri alınabilir mi?

Evet. CMK m.143 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı sonradan kaldırılarak mahkûm olanlar ile yargılamanın aleyhe yenilenmesiyle beraat kararı kaldırılıp mahkûm olanlara ödenmiş tazminatın mahkûmiyet süresine ilişkin kısmı geri alınır.

Geri Git