Genel Tehlike Yaratan Suçlar

Genel tehlike yaratan suçlar, TCK m.170 ilâ m.180 arasında düzenlenmiş olup belirli bir kişiye değil, toplumun belirsiz sayıda ferdine yönelen tehlike durumlarını yaptırıma bağlar. Genel güvenliğin kasten veya taksirle tehlikeye sokulması, radyasyon yayma, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması, inşaat veya yıkım faaliyetlerinde emniyet kurallarına uymama, işaret ve engel koymama ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma bu kapsamdadır. Bu suçların çoğu somut zarar aranmaksızın, tehlikenin doğması ile tamamlanan tehlike suçlarıdır.

Genel tehlike yaratan suçlar, ceza hukukunun koruma alanını zarar ortaya çıkmadan önceki aşamaya taşıyan düzenlemelerdir. Bu suç grubunda korunan hukuki değer, belirli bir bireyin hayatı veya malvarlığı değil, toplumun genel güvenliğidir. Bu nedenle bu suçların çoğu, somut bir zararın meydana gelmesi aranmaksızın tehlikenin doğmasıyla tamamlanır. Kanun koyucunun buradaki tercihi, önleyici ceza politikasının tipik bir yansımasıdır.

Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması (TCK m.170), kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; yangın çıkarmak, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak ya da silahla ateş etmek veya patlayıcı madde kullanmak fiillerini altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına bağlar. Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ, sel veya taşkın tehlikesine neden olunması hâlinde ceza üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Uygulamada özellikle havaya ateş etme fiilleri bu madde kapsamında sıkça soruşturulmaktadır.

Genel Güvenliğin Taksirle Tehlikeye Sokulması (TCK m.171), taksirle yangına, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan kişiyi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Bu hüküm, ihmali davranışlarla ortaya çıkan büyük çaplı afetlerde sorumluluğun tespitinde önem taşır.

Radyasyon Yayma (TCK m.172), bir başkasını sağlığını bozmak amacıyla veya kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde radyasyona tabi tutan kişiyi ağır cezalara çarptırır. Atom Enerjisiyle Patlamaya Sebep Olma (TCK m.173) ise atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya sebep olan ve böylece kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike oluşturan kişiyi beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasıyla cezalandırır.

Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi (TCK m.174), yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya bulunduran kişiyi dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Ruhsatsız av malzemesi, maytap ve havai fişek dosyaları uygulamada bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.

İnşaat veya Yıkımla İlgili Emniyet Kurallarına Uymama (TCK m.176), inşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişiyi üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına bağlar. Bu hüküm, şantiye güvenliği ve iş sağlığı mevzuatıyla doğrudan bağlantılıdır; tedbirsizlik sonucu ölüm veya yaralanma meydana gelmesi hâlinde ayrıca TCK m.85 veya m.89 uyarınca sorumluluk doğar.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (TCK m.179), kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek, kullanılamaz hâle getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiyi bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde ya da alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle sevk ve idare eden kişi iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılır.

Alkollü araç kullanma dosyaları uygulamada büyük yer tutar. Burada dikkat edilmesi gereken husus, yalnızca promil değerinin değil, sürücünün güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğidir. Yargıtay içtihatlarında, salt promil değerine dayanılarak mahkûmiyet kurulamayacağı; sürücünün emniyetli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair somut olguların (seyir hâlindeki düzensizlik, kaza yapılması, denge ve konuşma bozukluğu vb.) tutanağa yansıtılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.48 uyarınca idari yaptırım süreci ceza sürecinden bağımsız olarak işler.

Bu bölümde ayrıca; akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali (TCK m.175), hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması veya bakımının ihmal edilmesi (TCK m.177) ve işaret ve engel koymama (TCK m.178) suçları düzenlenmiştir. Son madde uyarınca, herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olanları kaldıran ya da değiştiren kişi iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Açık bırakılan rögar kapakları ve uyarı levhası konulmayan kazı çalışmaları bu madde kapsamındadır.

Etkin Pişmanlık (TCK m.180), yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikelerine kasten veya taksirle neden olan kişinin, bu tehlikeyi önleyerek etkin pişmanlık göstermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadar indirileceğini düzenler. Bu hüküm, tehlikenin bir an önce bertaraf edilmesini teşvik eden pratik bir düzenlemedir.

Bu dosyalarda bilirkişi incelemeleri belirleyici rol oynar. İtfaiye ve yangın raporları, zemin etüdü ve jeolojik inceleme raporları, yapı denetim kayıtları, iş güvenliği uzmanı raporları, balistik ve patlayıcı madde analizleri, trafik kaza tespit tutanakları, alkol muayene ve kan analiz raporları ile araç muayene kayıtları dosyanın esasını oluşturur. Bu raporlara karşı süresinde itiraz edilmesi, gerektiğinde yeni bilirkişi incelemesi veya uzman görüşü sunulması, kusur dağılımının değişmesine yol açabilir.

Netice itibariyle genel tehlike yaratan suçlar, zarar doğmadan cezalandırmayı mümkün kılan yapısıyla ceza hukukunun önleyici işlevini en belirgin biçimde yansıtan alandır. Tehlikenin somut olarak doğup doğmadığının tespiti, kusurun derecesi, birden fazla sorumlunun bulunduğu hâllerde kusur dağılımı ve etkin pişmanlık imkânlarının değerlendirilmesi bu dosyalarda sonucu belirler. Bu nedenle sürecin teknik bilirkişi raporlarına hâkim bir ceza avukatı tarafından takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Genel Tehlike Yaratan Suçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Havaya ateş etmek suç mudur?

Evet. Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek TCK m.170 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Ayrıca 6136 sayılı Kanun kapsamında ruhsatsız silah bulundurmaktan da sorumluluk doğabilir.

Alkollü araç kullanmanın cezası nedir?

Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişi TCK m.179/3 uyarınca iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca 2918 sayılı Kanun m.48 uyarınca idari para cezası ve sürücü belgesinin geri alınması yaptırımları uygulanır.

Sadece promil değeri mahkumiyet için yeterli midir?

Yargıtay içtihadına göre salt promil değerine dayanılarak mahkûmiyet kurulamaz. Sürücünün emniyetli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair somut olguların; seyir hâlindeki düzensizlik, kaza yapılması, denge ve konuşma bozukluğu gibi tespitlerin tutanağa yansıtılmış olması aranır.

İnşaatta güvenlik tedbiri almamanın cezası nedir?

İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli tedbirleri almayan kişi TCK m.176 uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Tedbirsizlik sonucu ölüm veya yaralanma meydana gelirse ayrıca TCK m.85 veya m.89 uyarınca sorumluluk doğar.

Ruhsatsız patlayıcı veya havai fişek bulundurmak suç mudur?

Evet. Yetkili makamlardan izin almaksızın patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu veya zehirleyici maddeleri imal, ithal, nakil, muhafaza, satış veya bulundurma fiilleri TCK m.174 uyarınca dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasını gerektirir.

Rögar kapağını açık bırakmak suç teşkil eder mi?

Evet. TCK m.178 uyarınca herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olanları kaldıran ya da değiştiren kişi iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu suçlarda etkin pişmanlık uygulanır mı?

Evet. TCK m.180 uyarınca yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikelerine kasten ya da taksirle neden olan kişi, bu tehlikeyi önleyerek etkin pişmanlık gösterirse cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.

Zarar doğmasa da ceza verilir mi?

Evet. Bu bölümdeki suçların çoğu tehlike suçu niteliğindedir; yani somut bir zararın meydana gelmesi aranmaksızın, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikenin doğması ile suç tamamlanır. Zararın gerçekleşmesi hâlinde ise ayrıca ilgili zarar suçundan sorumluluk doğar.

Geri Git