Genel Ahlaka Karşı Suçlar

Genel ahlaka karşı suçlar, TCK m.225 ilâ m.229 arasında düzenlenmiş olup toplumun ortak ahlak anlayışını ve özellikle çocukların sağlıklı gelişimini koruma altına alır. Hayasızca hareketler, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama ile dilencilik bu kapsamdadır. Müstehcenlik suçunda çocukların kullanıldığı görüntülerin üretimi ve yayımı en ağır yaptırıma tabidir. Fuhuş suçunda fuhşa sürüklenen kişi mağdur sayılır; cezai sorumluluk aracılık eden ve teşvik edenlere yüklenir.

Genel ahlaka karşı suçlar, ceza hukukunun toplumsal değer yargılarıyla en yoğun biçimde etkileşim hâlinde olduğu alanlardan biridir. Bu suç grubunda korunan hukuki değer, toplumun ortak edep ve iffet anlayışı olmakla birlikte; modern ceza hukuku yaklaşımında bu korumanın odağı giderek çocukların korunması ve kişilerin sömürüye karşı güvence altına alınması yönüne kaymıştır. Nitekim bu bölümdeki en ağır yaptırımlar, çocukların kullanıldığı müstehcen içerikler ile fuhşa aracılık fiillerine öngörülmüştür.

Hayasızca Hareketler (TCK m.225), alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişiyi altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Suçun oluşumu için fiilin alenen işlenmesi, yani belirsiz sayıda kişi tarafından görülebilecek bir ortamda gerçekleşmesi gerekir. Kapalı ve üçüncü kişilerin görmesine imkân bulunmayan ortamlarda gerçekleştirilen fiiller bu suçu oluşturmaz.

Müstehcenlik (TCK m.226), bu bölümün en kapsamlı düzenlemesidir. Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin içeriğini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten kişi ile bu ürünleri çocukların görebileceği şekilde satışa arz eden, satan veya kiraya veren kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.

Maddenin üçüncü fıkrası en ağır yaptırımı öngörür: Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması hâlinde fail beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına çarptırılır. Dördüncü fıkra uyarınca, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Maddenin yedinci fıkrası önemli bir istisna içerir: Bu hükümler, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz. Bu düzenleme, sanat ve bilim özgürlüğü ile genel ahlakın korunması arasındaki dengeyi kurmayı amaçlar. Ancak istisnanın üçüncü fıkra bakımından geçerli olmadığı, yani çocukların kullanıldığı ürünler bakımından hiçbir sanatsal veya bilimsel gerekçenin ileri sürülemeyeceği açıkça belirtilmiştir.

Fuhuş (TCK m.227), çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişiyi dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına bağlar. Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.

Bu maddenin en önemli özelliği, fuhşa sürüklenen kişinin mağdur kabul edilmesidir. Kanun, fuhuş yapan kişiyi değil, bu duruma sürükleyen, aracılık eden ve bundan yararlanan kişileri cezalandırmaktadır. Maddenin yedinci fıkrası uyarınca fuhşa sürüklenen kişi tedaviye veya psikolojik terapiye tabi tutulabilir. Ayrıca zorla fuhuş yaptırma fiilleri, TCK m.80’de düzenlenen insan ticareti suçu kapsamında değerlendirilebilir ve ceza önemli ölçüde ağırlaşır. Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimsenin fuhşa sevk edilmesi hâlinde de ceza artırılır.

Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkân Sağlama (TCK m.228), kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırır. Çocukların kumar oynaması için yer ve imkân sağlanması hâlinde ceza bir katı oranında artırılır. Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Kanunda, kazanç amacıyla oynanan ve kâr ile zararın talihe bağlı olduğu oyunlar kumar sayılmıştır.

İnternet üzerinden yasa dışı bahis ve kumar dosyaları uygulamada büyük yer tutar. Bu dosyalarda TCK m.228’in yanında 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi de uygulanır. Anılan hüküm uyarınca; yasa dışı bahis oynatanlar, oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar, bunlara ilişkin reklam verenler ve para nakline aracılık edenler ayrı ayrı cezalandırılır. Bahis oynayan kişiler hakkında ise idari para cezası öngörülmüştür. Bu dosyalarda banka hesap hareketleri, sanal POS kayıtları, IP ve alan adı sorguları ile kripto varlık işlem kayıtları belirleyici delil niteliği taşır.

Dilencilik (TCK m.229), çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır. Suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise ceza bir kat artırılır. Görüldüğü üzere kanun, dilenciliği değil, korunmasız kişilerin dilencilikte araç olarak kullanılmasını yani sömürüyü cezalandırmaktadır.

Bu suçlarda ceza sürecinin yanında koruyucu tedbirler de önem taşır. Çocukların mağdur olduğu dosyalarda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerine hükmedilebilir. İnternet üzerinden yayılan müstehcen içerikler ile yasa dışı bahis siteleri bakımından 5651 sayılı Kanun çerçevesinde erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması kararı alınması, ceza sürecinden çok daha hızlı sonuç verdiğinden pratikte öncelikli başvuru yolu hâline gelmiştir.

Netice itibariyle genel ahlaka karşı suçlar, toplumsal değerlerin korunması ile temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması arasındaki dengeyi gözetmeyi gerektiren bir alandır. Bu dosyalarda; aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği, içeriğin sanatsal veya bilimsel değer istisnası kapsamında kalıp kalmadığı, mağdurun çocuk olup olmadığı, fiilin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediği ve dijital delillerin hukuka uygun biçimde elde edilip edilmediği ayrı ayrı irdelenmelidir. Bu nedenle sürecin uzman bir ceza avukatı tarafından yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Genel Ahlaka Karşı Suçlar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Müstehcenlik suçunun cezası nedir?

Çocuğa müstehcen ürün veren veya içeriğini gösteren kişi TCK m.226 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis ile cezalandırılır. Müstehcen ürünlerin üretiminde çocukların kullanılması hâlinde ceza beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına yükselir; bu ürünleri bulunduran veya yayan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır.

Sanat eseri müstehcenlik suçundan istisna mıdır?

TCK m.226/7 uyarınca bu hükümler, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz. Ancak çocukların kullanıldığı ürünler bakımından hiçbir sanatsal veya bilimsel gerekçe ileri sürülemez.

Fuhuş yapan kişi cezalandırılır mı?

Hayır. TCK m.227’de fuhşa sürüklenen kişi mağdur kabul edilmiştir; cezai sorumluluk fuhşa teşvik eden, aracılık eden, yer temin eden ve kazancından yararlanan kişilere yüklenir. Fuhşa sürüklenen kişi tedaviye veya psikolojik terapiye tabi tutulabilir.

Çocuğun fuhşa sürüklenmesinin cezası nedir?

Çocuğu fuhşa teşvik eden, yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi TCK m.227/1 uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

İnternetten yasa dışı bahis oynamanın yaptırımı nedir?

TCK m.228 ve 7258 sayılı Kanun m.5 uyarınca yasa dışı bahis oynatanlar, yer veya imkân sağlayanlar, reklam verenler ve para nakline aracılık edenler hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır. Bahis oynayan kişiler hakkında ise idari para cezası uygulanır.

Kumar oynatma suçu internet üzerinden işlenirse ceza artar mı?

Evet. TCK m.228 uyarınca suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde ceza üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza ayrıca yarı oranında artırılır.

Çocuğu dilendirmek suç mudur?

Evet. Çocukları veya beden ya da ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi TCK m.229 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiilin hısımlar tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır.

İnternetteki müstehcen içerik nasıl kaldırılır?

5651 sayılı Kanun çerçevesinde Sulh Ceza Hâkimliğine veya ilgili idari birime başvurularak erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından çıkarılması kararı alınabilir. Bu yol, ceza sürecinden çok daha hızlı sonuç verdiğinden pratikte öncelikli başvuru yolu niteliğindedir.

Geri Git