Cezaevi Görüşmeleri, Açık Cezaevine Geçiş ve Nakil

Ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlülerin avukatla görüşme hakkı, savunma hakkının ayrılmaz parçasıdır. CMK m.154 uyarınca şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Açık ceza infaz kurumuna ayrılma, nakil ve denetimli serbestlik süreçleri ise 5275 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde yürütülür.

Ceza infaz kurumundaki kişinin dış dünyayla ve özellikle avukatıyla iletişimi, hem savunma hakkının hem de infaz sürecindeki haklarının kullanılabilmesi için zorunludur. CMK m.154 uyarınca şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafi ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz.

Bu hakkın sınırlandırılması istisnai hâllere bağlanmıştır. CMK m.154/2 uyarınca, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun kapsamına giren suçlarda ve belirli koşullarda, Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararıyla müdafi ile görüşme yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilir; ancak bu süre içinde ifade alınamaz. Bu kısıtlamanın koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği titizlikle denetlenmelidir.

5275 sayılı Kanun m.59 de avukat ve noterle görüşme hakkını düzenler. Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnameleri olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir. Görüşme, meslek kimliğinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, konuşulanların duyulamayacağı ancak görevlilerin görebileceği bir yerde yapılır.

Açık ceza infaz kurumuna ayrılma, infaz sürecinin en önemli aşamalarından biridir; zira açık kuruma ayrılan hükümlü, izin, çalışma ve denetimli serbestlik imkânlarından yararlanabilir. Ayrılma koşulları, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Hükümlünün suç türü, toplam ceza süresi, kurum içindeki tutum ve davranışları, disiplin durumu ve iyi hâl değerlendirmesi belirleyici olur.

Doğrudan açık kuruma alınma ile kapalı kurumdan açık kuruma ayrılma birbirinden farklıdır. Belirli suçlardan hükümlü olanlar ve toplam cezası belirli sınırların altında kalanlar doğrudan açık kuruma alınabilirken; diğer hükümlüler bakımından kapalı kurumda geçirilmesi gereken süre ve koşullu salıverilme tarihine kalan süre ölçütleri uygulanır. Ayrılma talebinin reddi hâlinde idari yola ve ardından infaz hâkimliğine başvurulabilir.

İyi hâl değerlendirmesi, hem açık kuruma ayrılma hem koşullu salıverilme bakımından belirleyicidir. 5275 sayılı Kanun m.89 uyarınca hükümlünün toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı; kurum içindeki davranışları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılımı, iş ve meslek edinme çabaları, aile ve toplumla ilişkileri ile varsa disiplin cezaları gözetilerek idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilir. Olumsuz değerlendirmelere karşı itiraz yolu işletilmelidir.

Nakil talepleri de sık gündeme gelir. 5275 sayılı Kanun m.53 ve devamı uyarınca hükümlüler; kendi istekleri, disiplin nedeniyle, zorunlu nedenlerle veya hastalık nedeniyle başka kuruma nakledilebilir. Kendi isteğiyle nakil talebinde; ailesinin ikametine yakınlık, tedavi gereksinimi, eğitim durumu ve güvenlik kaygıları gerekçe olarak ileri sürülebilir. Nakil giderleri kural olarak talep eden hükümlüye aittir.

Ziyaret hakkı, hükümlünün aile bağlarının korunması bakımından önem taşır. Hükümlü Ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca, hükümlüler belirli aralıklarla kapalı ve açık görüş yapabilir. Ziyaretin engellenmesi veya kısıtlanması kararlarına karşı da infaz hâkimliğine başvurulabilir. Çocuklu hükümlüler ve engelli ziyaretçiler bakımından özel düzenlemeler bulunmaktadır.

İzin türleri de takip edilmelidir. 5275 sayılı Kanun m.94 ve devamı uyarınca mazeret izni, özel izin ve iş arama izni öngörülmüştür. Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü ya da bunlardan birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinde mazeret izni verilebilir. Açık kurumda bulunanlar ile denetimli serbestlikten yararlananlar bakımından izin imkânları daha geniştir.

Tüm bu süreçlerde başvuru mercii ve itiraz yolu doğru belirlenmelidir. Kurum idaresinin işlem ve kararlarına karşı öncelikle kurum idaresine, ardından 4675 sayılı Kanun uyarınca infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulur. İnfaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Şikâyet süresi, öğrenme tarihinden itibaren on beş gün ve her hâlde işlem veya kararın yapıldığı tarihten itibaren otuz gündür.

Netice itibariyle infaz aşamasındaki haklar, yargılama aşamasındaki haklar kadar önemlidir ve aktif takip gerektirir. Müdafi görüşmelerinin engelsiz yürütülmesi, iyi hâl değerlendirmelerinin denetlenmesi, açık kuruma ayrılma ve nakil taleplerinin gerekçeli biçimde sunulması ile olumsuz kararlara karşı infaz hâkimliği yolunun süresinde işletilmesi, hükümlünün infaz sürecini doğrudan etkiler.

Cezaevi Görüşmeleri, Açık Cezaevine Geçiş ve Nakil Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Avukat görüşmesi için vekâletname gerekir mi?

Hayır. CMK m.154 uyarınca şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. 5275 sayılı Kanun m.59 uyarınca hükümlüler de vekâletnamesiz olarak en çok üç kez görüşebilir.

Müdafi görüşmesi kısıtlanabilir mi?

İstisnai hâllerde. CMK m.154/2 uyarınca terörle mücadele mevzuatı kapsamındaki belirli suçlarda, Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararıyla görüşme yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilir; ancak bu süre içinde ifade alınamaz.

Açık cezaevine nasıl geçilir?

Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği çerçevesinde; hükümlünün suç türü, toplam ceza süresi, kapalı kurumda geçirmesi gereken süre, koşullu salıverilme tarihine kalan süre, disiplin durumu ve iyi hâl değerlendirmesi gözetilerek karar verilir.

İyi hâl değerlendirmesi neye göre yapılır?

5275 sayılı Kanun m.89 uyarınca hükümlünün kurum içindeki davranışları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılımı, iş ve meslek edinme çabaları, aile ve toplumla ilişkileri ile varsa disiplin cezaları gözetilerek idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirilir.

Başka cezaevine nakil istenebilir mi?

Evet. 5275 sayılı Kanun m.53 ve devamı uyarınca hükümlüler kendi istekleriyle nakil talep edebilir. Ailenin ikametine yakınlık, tedavi gereksinimi, eğitim durumu ve güvenlik kaygıları gerekçe olarak ileri sürülebilir; nakil giderleri kural olarak talep edene aittir.

Cezaevi kararlarına karşı nereye başvurulur?

4675 sayılı Kanun uyarınca kurum idaresinin işlem ve kararlarına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulur. Şikâyet süresi öğrenme tarihinden itibaren on beş gün, her hâlde işlem veya kararın yapıldığı tarihten itibaren otuz gündür.

İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. İnfaz hâkimliği kararlarına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu kararların bir kısmı kesin nitelikte olduğundan, ayrıca kanun yararına bozma yolu da değerlendirilebilir.

Hangi hâllerde mazeret izni verilir?

5275 sayılı Kanun m.94 ve devamı uyarınca ana, baba, eş, kardeş veya çocuğun ölümü ya da bunlardan birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalığı hâlinde mazeret izni verilebilir. Açık kurumda bulunanlar bakımından izin imkânları daha geniştir.

Geri Git