Ceza Zamanaşımına Dayalı Başvurular
Zamanaşımı, belirli sürenin geçmesiyle devletin cezalandırma yetkisinin sona ermesidir. TCK m.66 dava zamanaşımını, m.68 ise ceza zamanaşımını düzenler. Dava zamanaşımının dolması hâlinde CMK m.223/8 uyarınca davanın düşmesine karar verilir. Zamanaşımı kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir ve kanun yolunda da ileri sürülebilir.
Zamanaşımı, ceza hukukunda devletin cezalandırma yetkisini zamanla sınırlayan bir kurumdur. Dayanağı; uzun süre geçtikten sonra delillerin güvenilirliğini yitirmesi, cezanın önleyici ve ıslah edici işlevinin azalması ve kişinin belirsiz süreyle isnat tehdidi altında bırakılmaması gerektiği düşüncesidir. Türk Ceza Kanunu iki tür zamanaşımı öngörür: dava zamanaşımı (m.66) ve ceza zamanaşımı (m.68).
Dava zamanaşımı süreleri, TCK m.66/1’de suçun gerektirdiği cezaya göre kademelendirilmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl; müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl; yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl; beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl; beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda ise sekiz yıldır.
Sürenin hesabında kanunda öngörülen cezanın üst sınırı esas alınır; seçimlik cezalar bakımından hapis cezası dikkate alınır. TCK m.66/3 uyarınca dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur. Sürenin başlangıcı ise m.66/6’da düzenlenmiştir: tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği gün, teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı gün, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği gün, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda ise çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün.
Yaş küçüklüğü, süreleri önemli ölçüde kısaltır. TCK m.66/2 uyarınca fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu süreler yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. Bu hüküm, çocuk dosyalarında mutlaka kontrol edilmelidir.
Zamanaşımının durması ve kesilmesi ayrı kurumlardır. TCK m.67/1 uyarınca soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına ya da diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde, izin veya kararın alınmasına ya da meselenin çözümüne kadar zamanaşımı durur. Durma sebebinin ortadan kalkmasıyla süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
TCK m.67/2 ise kesilme sebeplerini sayar: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi veya sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi. Kesilme hâlinde zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Ancak m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar; buna “mutlak zamanaşımı” denir.
Bu nedenle zamanaşımı hesabı iki aşamalıdır: önce normal süre, sonra kesilme sebepleri dikkate alınarak uzatılmış (mutlak) süre hesaplanır. Örneğin sekiz yıllık zamanaşımına tabi bir suçta, kesilme sebeplerinin varlığı hâlinde mutlak zamanaşımı on iki yıldır. Bu hesabın tablo hâlinde ve tarih göstererek yapılması, dilekçenin en güçlü ekini oluşturur.
Ceza zamanaşımı (TCK m.68), kesinleşmiş bir hükümdeki cezanın infaz edilebilirliğini sınırlar. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl, müebbet hapis cezalarında otuz yıl, yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl geçmesiyle infaz edilmez. Bu süreler hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar.
TCK m.66/7 önemli bir istisna içerir: Soykırım ve insanlığa karşı suçlarda dava zamanaşımı işlemez. Ayrıca TCK m.94/6 uyarınca işkence suçunda da zamanaşımı işlemez. Bu düzenlemeler, fiillerin ağırlığı ve uluslararası yükümlülükler gözetilerek öngörülmüştür.
Zamanaşımı kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece resen gözetilir; taraflarca ileri sürülmesi şart değildir. Yargılamanın her aşamasında, istinaf ve temyiz incelemesi sırasında dahi dikkate alınır. Hatta kesinleşmiş hükümler bakımından, infaz aşamasında ceza zamanaşımının dolduğu ileri sürülebilir. Ayrıca CMK m.309 kapsamında kanun yararına bozma yoluna da konu edilebilir.
Netice itibariyle zamanaşımı, dosyanın esasına girilmeksizin sonuç doğurabilen güçlü bir savunma aracıdır. Ancak hesabın doğru yapılması; sürenin başlangıcının, nitelikli hâllerin, yaş küçüklüğünün, durma ve kesilme sebeplerinin ve mutlak zamanaşımı sınırının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Bu teknik hesabın tarihli bir çizelgeyle belgelenmesi, başvurunun kabulünü doğrudan kolaylaştırır.
Ceza Zamanaşımına Dayalı Başvurular Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Dava zamanaşımı süreleri nelerdir?
TCK m.66 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz yıl, müebbet hapiste yirmi beş yıl, yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapiste yirmi yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapiste on beş yıl, beş yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasında sekiz yıldır.
Zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?
TCK m.66/6 uyarınca tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği gün, teşebbüste son hareketin yapıldığı gün, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği gün, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği gün başlangıç sayılır. Çocuklara karşı üstsoy tarafından işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği gün esas alınır.
Zamanaşımı hangi hâllerde kesilir?
TCK m.67/2 uyarınca şüpheli veya sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da sorguya çekilmesi, hakkında tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde zamanaşımı kesilir ve yeniden işlemeye başlar.
Mutlak zamanaşımı nedir?
TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suç için kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Örneğin sekiz yıllık zamanaşımına tabi bir suçta mutlak zamanaşımı on iki yıldır ve bu süre dolduğunda dava mutlaka düşer.
Çocuklar için zamanaşımı farklı mıdır?
Evet. TCK m.66/2 uyarınca fiili işlediği sırada on iki-on beş yaş arasındaki kişiler hakkında süreler yarısının, on beş-on sekiz yaş arasındakiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
Hangi suçlarda zamanaşımı işlemez?
TCK m.66/7 uyarınca soykırım ve insanlığa karşı suçlarda; TCK m.94/6 uyarınca ise işkence suçunda dava zamanaşımı işlemez. Bu düzenlemeler fiillerin ağırlığı ve uluslararası yükümlülükler gözetilerek öngörülmüştür.
Zamanaşımı taraflarca ileri sürülmek zorunda mıdır?
Hayır. Zamanaşımı kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilir. Yargılamanın her aşamasında, istinaf ve temyiz incelemesi sırasında dahi dikkate alınır; kesinleşmiş hükümlerde ise infaz aşamasında ceza zamanaşımı ileri sürülebilir.
Ceza zamanaşımı ne demektir?
TCK m.68 uyarınca kesinleşmiş hükümdeki cezanın infaz edilebilirliğinin belirli sürelerle sınırlanmasıdır. Beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıl, beş yıldan fazla hapiste yirmi yıl, müebbet hapiste otuz yıl, ağırlaştırılmış müebbette kırk yıl geçmesiyle ceza infaz edilmez.