Bilirkişi Raporlarına İtiraz Sunulması

Bilirkişi raporu, çözümü uzmanlığı gerektiren konularda mahkemeye teknik bilgi sunan bir delil aracıdır; ancak hâkimi bağlayıcı değildir. CMK m.63 ve devamı uyarınca bilirkişi yalnızca teknik ve özel bilgi gerektiren hususlarda görüş bildirir, hukuki nitelendirme yapamaz. Raporun eksik, çelişkili, yöntemsiz veya yetki alanını aşar nitelikte olması hâlinde süresinde itiraz edilmesi, yeni bilirkişi incelemesi veya uzman görüşü sunulması yoluyla dosyanın seyri değiştirilebilir.

Ceza yargılamasında bilirkişilik, CMK m.62 ilâ m.73 arasında düzenlenmiştir. Bilirkişiye başvurulmasının şartı, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir hususun bulunmasıdır. Buna karşılık CMK m.63/1’in son cümlesi açıktır: Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bu kural, uygulamada en sık ihlal edilen ve en verimli itiraz zeminini oluşturan hükümdür.

Buradan doğan ilk itiraz başlığı, bilirkişinin görev alanını aşmasıdır. Bilirkişi; fiilin suç teşkil edip etmediği, kastın bulunup bulunmadığı, hukuka aykırılık, kusurun hukuki niteliği gibi hususlarda görüş bildiremez. Raporda “sanığın kastının bulunduğu”, “eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gibi ifadeler yer alıyorsa, bu kısımların hükme esas alınamayacağı gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir.

İkinci itiraz başlığı bilirkişinin yetkinliği ve tarafsızlığıdır. CMK m.69 uyarınca hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir. Bilirkişinin taraflarla akrabalık, iş, ortaklık veya husumet ilişkisi bulunması; aynı konuda daha önce taraflardan biri lehine mütalaa vermiş olması; uzmanlık alanının inceleme konusuyla örtüşmemesi ret sebebidir. Bilirkişi listesinde kayıtlı olmayan veya ilgili uzmanlık alanında yetkilendirilmemiş kişilerin görevlendirilmesi de ayrıca itiraz konusu yapılmalıdır.

Üçüncü başlık yöntem ve veri eksikliğidir. Rapor; hangi belgelerin incelendiğini, hangi ölçüm veya analiz yönteminin kullanıldığını, varsayımlar ile tespitlerin nasıl ayrıştırıldığını ve sonuca hangi mantık zinciriyle ulaşıldığını açıkça göstermelidir. İnceleme konusu materyalin eksik olması, keşif yapılmaksızın dosya üzerinden değerlendirme yapılması, güncel olmayan standartların esas alınması veya alternatif açıklamaların hiç tartışılmaması itiraz gerekçesidir.

Dördüncü başlık çelişkidir. Raporun kendi içinde tutarsız olması, dosyadaki diğer raporlarla çelişmesi veya tanık beyanları ile fizikî delillerle bağdaşmaması hâlinde bu çelişkiler somut sayfa ve paragraf gösterilerek ortaya konulmalıdır. CMK m.67/5 uyarınca, mahkeme yeterli görmediği raporun tamamlattırılmasına veya yeniden bilirkişi görevlendirilmesine karar verebilir.

Savunmanın elindeki en güçlü araçlardan biri uzman görüşüdür. CMK m.67/6 uyarınca Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafi veya kanuni temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilir. Bu mütalaanın dosyaya sunulması, mahkemenin tek bir teknik görüşle bağlı kalmasını engeller ve yeni inceleme talebini güçlendirir.

Adli tıp raporları bakımından özel bir hiyerarşi bulunur. Adli tabiplik raporlarına karşı Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan rapor alınması; ihtisas kurulu raporuna karşı ise Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması talep edilebilir. Ayrıca üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından rapor alınması da mümkündür. Yaralanmanın derecesi, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi, yüzde sabit iz ve ceza sorumluluğunun tespiti gibi konularda bu itiraz zinciri cezayı doğrudan değiştirir.

İtirazın süresi kritik önemdedir. Rapor taraflara tebliğ edildikten sonra, mahkemece verilen süre içinde veya en geç bir sonraki celsede itiraz edilmelidir. Süresinde itiraz edilmeyen rapor bakımından, sonraki aşamalarda ileri sürülen eleştiriler mahkemece değerlendirmeye alınmayabilir ve istinaf aşamasında “süresinde itiraz edilmediği” gerekçesiyle reddedilebilir. Bu nedenle rapor tebliğ alındığı anda takvim takibi yapılmalıdır.

İtiraz dilekçesinin yapısı da etkinliği belirler. Genel eleştiriler yerine; raporun hangi sayfasındaki hangi tespitin, hangi somut veri veya hangi mevzuat hükmü karşısında hatalı olduğu madde madde gösterilmelidir. Ayrıca dilekçenin sonunda somut talepler yer almalıdır: ek rapor alınması, yeni bilirkişi heyeti oluşturulması, bilirkişinin duruşmada dinlenmesi (CMK m.68) veya belirli soruların bilirkişiye yöneltilmesi gibi.

Bilirkişi raporunun hâkimi bağlamadığı hususu da vurgulanmalıdır. Rapor bir delildir ve diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir (CMK m.217/1). Mahkemenin raporu esas alması hâlinde, raporun neden yeterli görüldüğünün ve itirazların neden karşılanmadığının gerekçede açıklanması gerekir. Gerekçesiz biçimde rapora dayanılması, gerekçe yükümlülüğünün ihlali olarak kanun yolunda ileri sürülebilir.

Netice itibariyle bilirkişi raporu, teknik görünümü nedeniyle çoğu zaman tartışılmaz kabul edilmekte; oysa görev alanı, yetkinlik, yöntem, veri ve çelişki başlıkları altında sistematik biçimde denetlenmeye açıktır. Süresinde ve somut gerekçelerle yapılan bir itiraz, uzman görüşüyle desteklendiğinde dosyanın sonucunu değiştirebilecek en etkili savunma araçlarından biridir.

Bilirkişi Raporlarına İtiraz Sunulması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Bilirkişi hukuki nitelendirme yapabilir mi?

Hayır. CMK m.63 uyarınca hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözülmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Raporda suçun oluştuğu, kastın bulunduğu gibi hukuki değerlendirmeler yer alıyorsa bu kısımların hükme esas alınamayacağı ileri sürülmelidir.

Bilirkişi raporu hâkimi bağlar mı?

Hayır. Bilirkişi raporu bir delildir ve CMK m.217/1 uyarınca diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Ancak mahkeme raporu esas alıyorsa, raporu neden yeterli gördüğünü ve itirazları neden karşılamadığını gerekçesinde açıklamak zorundadır.

Bilirkişi reddedilebilir mi?

Evet. CMK m.69 uyarınca hâkimin reddini gerektiren sebepler bilirkişi hakkında da geçerlidir. Taraflarla akrabalık, iş, ortaklık veya husumet ilişkisi; aynı konuda daha önce taraflardan biri lehine mütalaa vermiş olmak; uzmanlık alanının örtüşmemesi ret sebebidir.

Uzman görüşü nedir, nasıl sunulur?

CMK m.67/6 uyarınca taraflar, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporu hakkında kendi seçtikleri uzmandan bilimsel mütalaa alabilir. Bu mütalaa dosyaya sunularak mahkemenin tek bir teknik görüşle bağlı kalması engellenir ve yeni inceleme talebi güçlendirilir.

Adli tıp raporuna nasıl itiraz edilir?

Adli tabiplik raporuna karşı Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan, ihtisas kurulu raporuna karşı ise Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınması talep edilebilir. Ayrıca üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından rapor alınması da mümkündür.

Rapora itiraz süresi ne kadardır?

Rapor taraflara tebliğ edildikten sonra mahkemece verilen süre içinde veya en geç bir sonraki celsede itiraz edilmelidir. Süresinde itiraz edilmemesi hâlinde sonraki aşamalarda ileri sürülen eleştiriler değerlendirmeye alınmayabilir.

Bilirkişi duruşmada dinlenebilir mi?

Evet. CMK m.68 uyarınca bilirkişinin duruşmada açıklama yapmak üzere dinlenmesi talep edilebilir. Böylece raporun dayandığı veriler, kullanılan yöntem ve varsayımlar doğrudan sorgulanabilir.

İtiraz dilekçesi nasıl hazırlanmalıdır?

Genel eleştiriler yerine raporun hangi sayfasındaki hangi tespitin, hangi somut veri veya mevzuat hükmü karşısında hatalı olduğu madde madde gösterilmelidir. Dilekçe sonunda ek rapor, yeni heyet, bilirkişinin dinlenmesi gibi somut talepler yer almalıdır.

Geri Git