• Avukatlara vekaletname yurt içinde noterlerden, yurt dışında ise Türk Konsolosluklarından çıkartılmaktadır. Noterlerde "Genel Avukat Vekaletnamesi" denilen biçimde dava vekaletnamesi çıkartılabilmektedir. Ancak boşanma için çıkartılacak vekaletnamelerde iki adet vesikalıkla birlikte boşanma davalarıyla ilgili yetkileri içeren vekaletname çıkartılmalıdır. Boşanma davaları için vekaletname aslı sunulmaktadır. Şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili konularda dava açılacaksa bu yetkiler vekaletnamede muhakkak bulunmalıdır, misal olarak ad-soyad değiştirme, yaş büyültme ve yaş küçülme gibi nüfus davaları için vekaletname çıkartılacaksa açılacak dava türüne muhakkak yer verilmelidir. Keza, takip edilecek iş Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bireysel başvurularıyla ilgiliyse bu haklara vekaletnamede muhakkak yer verilmelidir. Vekaletname çıkartılabilmesi için avukatın kişisel bilgileri gerektiğinden, bu bilgilerin avukatla anlaşıldıktan sonra alınması ve vekaletnamenin bu bilgilere göre tanzimi gerekmektedir. Eğer yabancı ülke vatandaşı Türk avukata vekaletname çıkartacaksa bu durumda pasaportunun yeminli tercümana çevirisi gerekmektedir. Şayet yabancı kişinin Türkçe bilgisi yoksa vekaletname tercüman eşliğinde tanzim edilmelidir. Birden çok gerçek ve tüzel kişinin de avukata tek bir vekaletname çıkartması mümkündür.
  • Ağır Ceza Mahkemelerinin görevi, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. madde hükmü ile belirlenmiştir. İşbu madde hükmüne göre;

    “Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmi belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.” (5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, m. 12.)

    6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 28 Haziran 2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle, 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik neticesinde Sulh Ceza Mahkemeleri’nin kaldırılmış olması, Asliye Ceza Mahkemeleri’nde görülen suçların sayısını daha da arttırarak, Ağır Ceza Mahkemelerine önceki dönemlere nazaran çok daha istisnai nitelik kazandırmıştır.

    5235 sayılı Kanun’un m. 9 hükmü uyarınca, Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir Başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Ağır Ceza Mahkemesi, bir başkan ve iki üye ile toplanıp duruşma yapar ve karar verir. Duruşmalara mahkeme başkanı ve iki üyeden oluşan Mahkeme Heyeti ile Savcı’nın katılımı zorunludur.

    Ağır Ceza Mahkemelerinin baktığı suçlar, kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, ana hatlarıyla yağma, İrtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas ve devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar, ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlar, yani soykırım, adam öldürme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, örgüt, zimmet, rüşvet, kasten öldürme, işkence, nitelikli yağma, cinsel istismar, cinsel saldırı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti. parada sahtecilik suçlarına Ağır Ceza Mahkemeleri bakmaktadır.

    Milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlar kapsamında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Düşmanla işbirliği yapmak, Devlete karşı savaşa tahrik, Temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama, Yabancı devlet aleyhine asker toplama, Askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, Düşman devlete maddi ve mali yardım, Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı, Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, T.C. Hükümetine karşı silahlı isyan, Silahlı örgüt, suç için anlaşma, Askeri Komutanlıkların Gasbı, yabancı hizmetine asker yazma ve yazılma, savaş zamanında emirlere uymama, savaş zamanında yükümlülüklere aykırılık, savaşta yalan haber yayma, Devletin güvenliğine ilişkin belgelere yönelik suçlar, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, Siyasal veya askeri casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, uluslararası casusluk, Devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerinde sadakatsizlik, yasaklanan bilgileri temin, yasaklanan bilgilerin casusluk maksadı ile temini, taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi, yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadı ile açıklama, Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçlarına Ağır Ceza Mahkemeleri bakmaktadır.

    Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanan bir sanığın, karmaşık hukuki süreçleri müdafii olmadan takip etmesi çok güç bir durum olduğu gibi çok büyük hak kayıplarına neden olabilmektedir. Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanan yahut da Ağır Ceza Mahkemesi’nce bakılacak suçlardan dolayı haklarında soruşturma başlamış kişilerin ağır ceza avukatından profesyonel hukuki hizmet ve destek alarak, süreci ağır ceza avukatı ile takip etmesinde hukuki fayda mevcuttur.
  • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif etme veya gizleme suçu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359/a/2 hükmüyle düzenlenmiş olup, buna göre defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Gizleme fiili, yasada şu şekilde tanımlanmıştır: varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, vergi incelemesi sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi fiili, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilmektedir.

  • Vergi incelemesi için ibrazı zorunlu defter, kayıt ve belgelerde tahribat suçu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359/b hükmüyle düzenlenmiş olup, vergi kanunları ve yasal mevzuat gereğince tutulan veya düzenlenen, saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Yasa hükmünde, sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmamasına rağmen bunlar varmış gibi düzenlenen belge olarak tanımlanmıştır.

  • Yasal mevzuat gereğince, fatura, makbuz, sevk irsaliyesi, gider pusulası gibi belgeleri ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşmalı matbaalar basabilmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359/c hükmü uyarınca, ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

BİZE ULAŞIN

Bizimle görüşmek istediğiniz hukuki konular hakkında iletişime geçebilirsiniz.

AVUKAT TOLGA ERSOY

Hobyar Mh. Ankara Cd. No:31
Hoşağası İşhanı Kat:2 No:307
Sirkeci-Fatih/İSTANBUL
HUKUK BÜROSU

İstanbul'da olan Avukat Tolga Ersoy Hukuk Bürosu tüzel kişiliklere ve şahıslara hukuki hizmet vermektedir. Ağırlıklı olarak Ceza Hukuku alanında Ağır Ceza Avukatı olarak çalışmakta birlikte, Aile Hukuku ve Tazminat Hukuku başta olmak üzere hukukun birçok alanlarında Avukatlık hizmeti sunmaktadır.

SOSYAL MEDYA

Avukat Tolga Ersoy'u Takip Edebilirsiniz.